KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3901 E., 2012/15483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 2009/233-2010/557
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Dava, ...7892 T.C numarası ile ... adına yatırılan primim aidiyetinin tespiti ile kayıtların düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile toplanan delillere göre; davacının, ...3181 T.C numaralı ... ve ..., Kozan 20.02.19.. doğumlu ... olduğu, Adana ili Kozan ilçesi ... Köyü nüfusuna kayıtlı bulunduğu, davacının dilekçe içeriğinde; ...7981 Bağ-Kur numarası ile 01.07.1992 tarihi itibariyle 2926 sayılı yasa kapsamında tescil edildiğini ve 29.07.2008, 29.08.2008, 24.09.2008 tarihli primlerin de kendisi tarafından yatırıldığını ileri sürerek aidiyetini talep ettiği, davalı Kurumun ise cevap dilekçesiyle; ...7981 Bağ-Kur numarası ile 01.07.1992 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilen kişinin davacı olmayıp ... oğlu ... olduğunu ve aidiyeti istenen primlerin de anılan kişi tarafından ödendiğini savunduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadadır. O halde, bu araştırmanın yönteminin ve izlenecek yolun ne olması gerektiğinin saptanması zorunludur.
Davalı T.C numarasına göre nüfus müdürlüğünden celbedilen aile nüfus kayıt tablosu içeriğine göre; anılan numaranın ... ve ...’dan olma, Bayındır 01.01.19.. doğumlu Antalya ili Elmalı ilçesi ... nüfusuna kayıtlı ...’a ait olduğu ve söz konusu şahsın tescilden önce 29.07.1988 tarihinde bekar olarak vefat ettiği görülmektedir.
Dosyada mevcut 9354 nolu giriş bildirgesinde ise; sigortalı isminin ... gösterilmesine rağmen, baba adı, doğum yılı, nüfusa kayıtlı olan il,ilçe ve köy adının ve Bağ-Kur numarasının davacının kimlik bilgileri ve iddialarıyla uyumlu olduğu ve tescilin de 08.06.1992 tarihli giriş bildirgesine istinaden 01.07.1992 tarihi itibariyle yapıldığı, yine, dosyada mevcut olup, davacının T.C numarası ve ismiyle düzenlenen hizmet cetveli belgesinde 08.12.2006-12.12.2006 döneminde beş günlük zorunlu SSK’lı çalışmanın mevcut olduğu, diğer taraftan Kurumca düzenlenen 20.07.2010 tarihi “Sigortalı Bilgileri” başlıklı belgede.
T.C numarası ve Bağ-Kur numarasının davacı iddiası gibi gösterilmesine rağmen, kimlik bilgilerinin Antalya Nüfus Müdürlüğü kayıtları gibi ... ve ... oğlu 01.01.19.. Bayındır doğumlu ... olarak, fakat adresin ...
Köyü Kozan-Adana adresi olarak, Keza hizmet süresinin 01.07.1997 tescil-07.12.2006 terk ve 01.08.2008 yeniden tescil biçiminde gösterildiği, öte yandan 29.07.2008 tarihli prim ödeme makbuzunun davacının iddia ettiği Bağ-Kur numarası üzerinden fakat davalı T.C numarası üzerinden ve ... adıyla, diğer iki makbuzun ise davacının T.C numarası ve iddia ettiği Bağ-Kur numarası üzerinden fakat yine ... adıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan çelişkiler üzerinde durulup bunların giderilmesi sağlanmaksızın, eksik araştırma ve incelemeyle ve davalı T.C numarasının ilişkin bulunduğu şahsın Kurumda kaydının bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde; davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3901, K. 2012/15483, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama