KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/4373 E., 2012/8320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 126-792
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Dava, haksız fiil sonucu öldürülen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtilen gerekçe ile isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacı Kurum, haksız fiil sonucu öldürülen sigortalının hak sahiplerine 73.074,95 TL gelir bağlandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup, 5000,00 TL’nin onay tarihinden yasal faizi ile tahsilini istemiş; Mahkemece, davalılardan ... yönünden, takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına; davalılardan ... yönünden ise, bağlanan gelir ve talep edilen miktar gözetildiğinde, tahrik unsurunun ek davada gözetilebileceği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. (Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.) maddesi gereğince, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece, toplanan deliller değerlendirilerek, tahrik unsurunun varlığı tartışılıp, davalılardan ...’in kusur oranı ve sorumlu olacağı miktar kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
2- Dosyadaki belgelerden, sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin değerleri toplamı 27.867,57 TL olduğu gibi; ayrıca, hak sahiplerinden sigortalının kızı ...’nın 21.06.2006 tarihinde evlenerek, sigortalının oğulları ... ve ...’ın ise 18 yaşını doldurdukları tarihte gelirden çıktıkları anlaşılmakta olup; Mahkemece, sigortalının her bir hak sahibine bağlanan gelirin ilk peşin değeri ile gelirden çıkanlar yönünden yapılan fiili ödemeler karşılaştırılarak, düşük olanın, davalılardan ...’a yüklenen kusur oranına göre tazmini mümkün olan miktar belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekili ile davalılardan ...’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/4373, K. 2012/8320, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama