KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/4746 E., 2012/9112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1059-98
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 01.11.2005 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 9. ve 10. maddelerine göre rücuan tahsilini istemiştir.
Mahkeme, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 9. ve 10. madde şartlarının varlığı kapsamında hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın, alınan kusur raporları gereği, trafik iş kazasında davalı Şirkete ait aracı kullanan ve aynı kazada vefat eden işyeri çalışanı dava dışı sürücü ...'ı %100 kusurlu bularak, davalı işveren Şirketi araç maliki sıfatıyla sorumlu tutmak suretiyle, istem gibi davanın kabulüne karar vermiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
506 sayılı Yasanın 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9. ve 10. maddeleri hükmüne göre, davalı işverenin rücu alacağından sorumluluğu için, işe giriş bildirgesinin sigortalının işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesinden sonra meydana gelmemesi gerekir. Aynı Yasanın 9. maddesi hükmüne göre, inşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün, Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerinde ise, en geç bir ay içerisinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olması gerekir.
Davanın yasal dayanaklarından olan ve kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 506 sayılı Yasanın 9. ve 10. maddesine ilişkin olarak, bir araştırma ve değerlenirme yapılmaksızın araç maliki sıfatıyla karar tesisi hatalı olup; inceleme konusu davada, 506 sayılı Yasanın 10. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı; sigortalının özlük dosyası (hizmet cetveli ile birlikte) celbedilip dosyadaki mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, somut olayda 4447 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasanın 9. ve 10. madde koşullarının varlığı araştırılıp irdelenmelidir.
Yapılacak araştırma neticesi, kusursuz sorumluluk halini düzenleyen anılan 10. maddenin varlığının anlaşılması halinde, davaya konu trafik kazasında %100 kusurun dava dışı aynı yer çalışanı sürücü ...'a ait olması dikkate alınarak, davalı işveren yönünden Borçlar Kanununun 43. ve 44. maddeleri uyarınca %50'den az olmamak üzere bir hakkaniyet indirimi yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/4746, K. 2012/9112, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama