KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5220 E., 2012/18824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 30-38
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Davacı, işkazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalılardan... İnş. Müh. Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. Hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Kurum sigortalısı, kazanın meydana geldiği işyerinde bekçi olarak çalışırken asansör boşluğundan aşağıya düşerek vefat etmiştir. Davalılardan... ..., özel bina inşaatı sahibi olup, kat karşılığı inşaat sözleşmesini, inşaat yürütücüleri olarak ... Yapı Ortaklığı adına ... ve ... tarafından imzalandığı, yapı ruhsatında yapı sahibinin... ..., yapı müteahhidinin... İnş. Müh. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, bu inşaat işyerinin ise davacı Kurumda... ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda belgelere göre inşaat müteahhidinin kim olduğu ticaret sicil kayıtlarından, yapı ruhsatı dayanağı belgelerinden araştırılmamış, davalı şahısların da bu Ltd.
Şkt. yada ortaklıktaki sıfatları belirlenmemiş olduğundan, öncelikle taşeronun kim olduğunun belirlenmesi için, ticaret sicil kayıtları, belediye yapı ruhsatı, yapı müteahhidine ilişkin kaydın dayanağı belgeler celp edilmeli, 506 sayılı Yasanın 87. maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin hangi tüzel kişilik ile... ... arasında bulunduğu araştırılmalı, hal böyle olunca, taşeron olarak olayın meydana gelmesindeki kusurları bulunup bulunmadığı,
olayın meydana geldiği iş kolunda ve iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda uzman bilirkişilerden alınacak kusur raporu ile belirlenmeli, bozma üzerine yürütülecek yargılamada aleyhine hüküm kurulan davalıların hükmü temyiz etmemeleri üzerine Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek temyiz edenin sıfatına göre karar verilmelidir.
Bu kapsamda, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı da bozma üzerine yürütülecek yargılama sürecinde göz önünde bulundurulmalıdır.
2- Kabule göre de; A)Karar ve ilam harcının, kabulüne karar verilen miktarın %0 59,4 oranı üzerinden belirlenmesi gerekirken eksik hesaplanması, b)Dava, teselsül hükümlerine göre açıldığı halde ve asıl alacağın, aleyhine hüküm kurulan davalılardan teselsülen tahsiline karar verildiği halde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinde bu talebin gözetilmemiş olması isabetsizdir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5220, K. 2012/18824, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama