KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5508 E., 2012/14430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 127-48
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Davacı, trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyuyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Önceki bozma kararımızda; dava konusu somut olayda 506 sayılı Yasanın 10. maddesi hükümlerinin oluştuğu, işverenin bu maddeye dayalı tazmin sorumluluğunun sınırlanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.03.1995 t., 1994/800 E., 1995/166 K. sayılı ilamında “...Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat (tavan) miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uygulanarak varılacak sonuç uyarınca rücu alacağına hükmetme...” şeklinde belirlendiği,
işverenin 10. madde uyarınca sorumluluğu yoluna gidilmesinde, iş kazasının oluşumunda, sigortalının kusurlu bulunması koşuluna bağlı olmadığı gibi, işverenin de kusurlu olup olmamasının etkisinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; işverenin kusursuz bulunduğu somut olayda, ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca %50'den aşağı olmamak üzere indirim yapılmak suretiyle, işverenin sorumlu olduğu tazminat miktarı belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece; bozma kararına uyulmuş olmasına karşın, maddi ve hukuki ilkeleri açıklanan bozma kararının gereği yerine getirilmeden, davalı işveren hakkındaki davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5508, K. 2012/14430, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama