KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/6056 E., 2012/10151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 11. İş (Kapanan Beyoğlu 2. İş) Mahkemesi
- No
- 681-627
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum'un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, 30.12.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin, davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 9, 10 ve 26. maddeleridir.
Mahkemece, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 9 ve 10.maddeleri konusunda bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın, aynı yasanın 26.maddesi kapsamında yapılan değerlendirme ile davalı işveren kusuru %70 alınmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı kanunun 2.maddesi ile değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9. ve 10.maddeleri hükmüne göre,davalı işverenin rücu alacağından sorumluluğu için işe giriş bildirgesinin sigortalının işe başlatılmasından önce verilmiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesinden sonra meydana gelmemesi gerekir. Aynı yasanın 9.maddesi hükmüne göre,inşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün,Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde ise, en geç bir ay içerisinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olması gerekir.
Davanın yasal dayanaklarından olan ve kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 506 sayılı Yasanın 9 ve 10.maddelerine ilişkin olarak, mahkemece bir araştırma yapılmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi hatalı olup; inceleme konusu davada, 506 sayılı Yasanın 9 ve 10.maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı; sigortalının özlük dosyası (hizmet cetveli ile birlikte) celbedilip dosyadaki mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, somut olayda 4447 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasanın 9 ve 10.madde koşullarının varlığı araştırılıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/6056, K. 2012/10151, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama