KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/6164 E., 2012/9019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 671-62
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Dava, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmalar yönünden itibari hizmet süresinin ve anılan sürenin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Gerekçeli karar başlığında davalı işverenin unvanının “... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.” yerine “...” olarak belirtilmesine ilişkin yanlışlık, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 304’üncü maddesi gereğince mahallen düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinin ll numaralı bendi olup, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 18.02.2000 gün ve 1997/1 Esas - 2000/1 Karar sayılı kararında, anılan Kanunun Ek 5'inci maddesinde öngörülen itibari hizmet süresinin, salt sigortalılık süresine eklenmesi gerekeceği, ayrıca bu sürenin fiili prim ödeme gün sayısına eklenmesinin söz konusu olamayacağı açıklanmıştır.
İnceleme konusu davada; anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı göz ardı edilerek, davacının yararlanması gereken itibari hizmet sürelerinin, sigortalılık süresi yerine sigorta primi ödenmiş günlerine eklenmesi gerektiğinin tespiti yönünde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, çalışmaya 01.03.1982 gününden itibaren başlayan davacının hizmetinin maddi hataya dayalı olarak 01.01.1982 tarihinden itibaren hüküm altına alınması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3'üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/6164, K. 2012/9019, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama