KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/6614 E., 2012/13306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 9-135
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine,temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalı Özel ...Dershanesi Eğitim Hizmetleri Limited Şirketinde 14.08.2002 tarihinden itibaren rehber öğretmen olarak işe başladığını, bir müddet çalıştıktan sonra işten ayrıldığını ve 01.11.2006 tarihinde tekrar işe başladığını ve 14.08.2008 tarihinde işten ayrıldığını, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanmış bulunan Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Yönetmeliğine göre, özel öğretim kurumlarında çalışan rehber öğretmenlerin tam gün ve sürekli olarak çalıştıklarını, davalı şirkette çalıştığı 14.08.2002-14.08.2008 tarihleri arasında sigortasız görünen 1449 günün tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür sigortalı saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğu açıktır
Davacının, ... adına 1100...3... sicil numara ile tescilli dershane işyerinde 16.09.2002-25.12.2004 ve aynı adresteki ... ve ... ortaklığında Özel ...Dershanesi Eğt. Sağ. Hiz. Basın Yayın Tur. İnş. Gıda ve Hayvancılık Ürünleri San. ve Tic. Limited Şirketi adına 1005950.15 sicil numara ile tescilli dershane işyerinde 12.01.2005-10.06.2006 ve 17.11.2006-04.08.2008 tarihleri arasında çalıştığı hususunda uyuşmazlık söz konusu değildir.
Davacı ile, davalı tüzel kişi arasında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 14. maddesi ile mülga 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile 08.02.2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine göre 01.11.2007 tarihi öncesinde her yıl belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığı ve davacının ders saati esasına göre felsefe-ölçüm değerlendirme ve rehber öğretmen olarak çalıştığı ve 01.11.2007 tarihi sonrasında ise; maktu aylık ücret esasına göre çalıştığı belirtilmiştir.
Mahkemece; davacının ders saati esasına göre düzenlenmiş tüm ücret pusulalarında/bordrolarında imzasının bulunduğu ve aylık ücretlerinin; ders saati x ders saat ücretine göre tahakkuk ettirildiği ve prim gün sayılarının da ders saati tutarı / 7,5 saat esasına göre bildirildiği, aylık ücret esasına göre çalıştığı 01.11.2007 tarihinden sonrasındaki prim gün sayılarının da 30 gün esasına göre bildirildiği, bildirilmeyen çalışma süresinin bulunmadığı gerekçesiye, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, beyanına göre dersanede çalıştığı anlaşılan ve yine beyanlarına göre, öğrenci olduğu anlaşılan tanıkların yetersiz anlatımına dayalı olarak karar verilmiştir.
Bu nedenle, davacının işverene karşı açtığı işçilik alacakları davası olup olmadığı araştırılmalı, varsa, bu dosya getirtilerek incelenmeli, zabıta marifetiyle komşu işyeri sahip ve çalışanları tespit edilerek, çalışmanın niteliği ve süresi hakkında beyanlarına başvurulmalı, diğer taraftan işverence verilen bordrolardaki çalışanlar da dinlenmek suretiyle ve sadece felsefe öğretmeni olarak değil aynı zamanda rehber öğretmen olarak tüm gün dershanede çalıştığı iddiasının varlığı karşısında,
resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra dershanede bulunmasının haklı bir gerekçesi bulunup bulunmadığı,tam gün esası ve aylık karşılığı çalışmanın mı, yoksa, part-time çalışma olup olmadığının titizlikle araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONU Ç
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/6614, K. 2012/13306, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama