KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/6725 E., 2012/9729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 643-1026
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile, davacının 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 8.073,24 TL Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... Dündar tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacıya, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süreleri, 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süreleri, askerlik borçlanması ve 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanılan süreler gözetilerek 01.04.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının, 1997 yılında başlayan şirket ortaklığının devam etmesi nedeniyle, yaşlılık aylığı aldığı dönemde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek devam ettiği, Kurumun bu sebeple yaşlılık aylığını keserek, ödenen aylıklar hakkında borç çıkardığı anlaşılmıştır.
Uyumazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Kanunun 6. maddesinin "B" bendinde, "Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.
31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Her ne kadar anılan yasada, 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanunun 15. maddesi ile yapılan değişiklikle, 3201 sayılı Kanundan yararlanmak suretiyle aylık bağlananların, Türkiye'de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği belirtilmiş ise de; yürürlük tarihi ve her yasanın kendi döneminde uygulanması gerektiği gözetildiğinde, anılan değişikliğin davacı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Ancak davacı, uyuşmazlık konusu dönemde, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmış olup; Mahkemece, Kurumun yaşlılık aylığı alan davacının sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalıştığını bilmesine karşın, ödenen aylıkları Kuruma borçlu olduğunu kabul etmesi, Medeni Kanun'un 2. maddesinde belirtilen iyiniyet ve hakkaniyete aykırıdır.
Mahkemece açıklanan tüm bu maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü yerine reddine dair hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/6725, K. 2012/9729, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama