KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/7582 E., 2012/10957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 726-1293
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle iptal edilen 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
30.03.1984-30.03.1989 ve 27.03.1994-19.04.1999 tarihleri arasında muhtarlık faaliyeti ve 30.01.1985 tarihinden itibaren devam eden ... ve Demir işleri Meslek Odası kaydına dayalı olarak 30.03.1984-19.03.1998 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılan davacının bu sigortalılığından, anılan oda kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu usulsüzlük sebebiyle geçersiz sayılması sonucu, oda kaydına dayalı 30.03.1989-27.03.1994 tarihleri arası dönem sigortalılığı iptal edilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve dosya içeriğine göre, Kurum işlemleri yerinde bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bağ-Kur sigortalılığı için asıl olan, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaktır.Sosyal güvenlik hakkı Anayasamızda düzenlenmiş olup, bu hak ve yükümlülüklerden kaçınılamaz ve vazgeçilemez olması, bu nedenle de, iş bu tür davaların, kamusal niteliği gözetilerek, gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından kanıtlar resen ve özenle toplanması gerekir.
Somut olayda, zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılan ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda, kayıtlarda herhangi bir tahrifatın bulunmadığının tespit edildiği, hazirun cetvellerinde davacının isminin yer almadığı, ancak meslek odası kayıt tarihi ile noter tasdik tarihlerinin uyumlu olduğu , bu nedenle davacının kaydının usulsüz veya sahte olduğuna dair delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak, davacının sigortalılığı için sadece oda kaydının bulunması yeterli olmayıp “kendi nam ve hesabına çalışma” olgusunun gerçekleşmesi gerekmektedir.
Mahkemece, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunduğunun tespiti halinde oda kaydına değer verilmelidir. Aksi takdirde davacının talebi de nazara alınarak prim ödemelerinden fazla ödemenin bulunması halinde, fazla ödenen primlerin karşılık geldiği süre kadar, davacının, isteğe bağlı sigortalı sayılabileceği unutulmamalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/7582, K. 2012/10957, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama