KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/7868 E., 2012/12425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 482-161
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma
Davacı, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tespiti ve tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu olayda; davacının ilk kez, 62114.35 nolu Biya Tic.ve M mümessillik işyerinden iletilen işe giriş bildirgesine istinaden, 01.10.1980 tarihinden itibaren 9941563 s.s.numarasında tescil edildiği, 23.02.1989 tarihinde, 27832 sayı ile intikal eden Bağ-Kur'a giriş bildirgesine istinaden, mal sahibi şoförlük işinden dolayı vergi mükellefiyetinin 09.12.1987-01.04.1988; 01.04.1988-30.10.1992; 30.01.1995 - 28.08.2003 tarihleri arasında devam ettiği, İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odasındaki üye kaydının 04.09.1984-04.05.1994 ve 13.02.1995-17.04.2006 tarihleri arasında olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkar Sicil Memurluğundaki sicil kayıtlarının 03.09.1984-17.05.1994 ve 17.07.1995-27.04.2006 tarihleri arasında olduğu belirlenmiştir.
Davacının 506 sayılı Yasa kapsamında, 01.10.1980-31.05.1981, 01.06.1981-31.12.1982, 10.05.1985-15.07.1985, 04.01.1993-30.11.1997 tarihleri arasında muhtelif işyerlerinde geçen sigortalı çalışmalarının toplam 1717 gün olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalı Kurum tarafından kabul edilen sigortalılık sürelerinin iptali ile sigortalılık süresinin yeniden tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının, tahsis talep tarihinde 49 yaşını doldurduğu, SSK'ya tabi, 01.10.1980-30.11.1997 devresi sigortalı çalışmaları 1717gün, 01.01.1983-10.09.1984 devresi askerlik borçlanması 600 gün, 1479 sayılı yasa kapsamında 22.03.1985 - 09.05.1985 devresi, 16.07.1985 - 30.10.1992 devresi, 01.12.1997 - 28.08.2003 devresi zorunlu sigortalılık, 01.09.2003 - 31.05.2005 devresi ve 01.07.2008 - 13.03.2009 devresi isteğe bağlı sigortalılık olmak üzere 7937 gün sigorta primi ödemiş durumda olduğundan, 1479 sayılı Yasanın 4759 sayılı Yasa ile değişik geçici 10. maddesinde öngörülen 25 tam yıl (9000 gün) prim ödeme süresini doldurmadığından, yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamadığına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 üncü ve 25 inci maddelerinde, kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler, meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren zorunlu sigortalı sayılmış iken, anılan maddelerde 2229 sayılı Kanun ile yapılan ve 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile, meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, kendi adına ve hesabına çalışma olgusu sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir.
Daha sonra, Kanunun 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24 üncü maddenin (1) numaralı bendinin (a) ve (h) fıkralarında; diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;
esnaf ve sanatkârlar, tüccar, sanayici ve borsa ajan ve acenteleri, mimar ve mühendisler, sigorta prodüktörleri ve eksperleri, eczacılar, tabipler, veterinerler, gümrük komisyoncuları gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar ile kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunanların sigortalı sayılacağı belirtilmiş;
anılan madde 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla bir kez daha değiştirilerek kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunanlar kapsamdan çıkarılıp, yerine, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar sigortalı olarak kabul edilmiştir.
Öte yandan, 1479 sayılı Kanunun 79. ve Bağ-Kur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 5. maddelerine göre, isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak için Kuruma yazılı başvuru ya da isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığı şart koşulmuştur.
1479 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında “Bağ-Kur zorunlu sigortalılığı” için ön koşul herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışmak olduğu Anılan madde hükmünde öngörülen vergi kaydı, meslek kuruluşu kaydı, esnaf ve sanatkarlar sicili kaydı kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın karinelerini teşkil etmekte olup, Bağ-Kur zorunlu sigortalılığında esas olan fiilen kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmadır.
Mahkemece;davacının, oda ve sicil kaydının 2006 yılına kadar devam ettiği hususu da göz önüne alınarak, 31.05.2005 ile 01.07.2008 tarihleri arasındaki dönemde kendi nam ve hesabına çalışmasının olup olmadığı etraflıca araştırılmalı , çalışmasının olmadığı sonucuna varıldığı takdirde prim ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi ve bu çerçevede tahsis koşullarının irdelenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurum avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/7868, K. 2012/12425, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama