KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8775 E., 2012/11535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 129-86
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, davalılardan işverene ait bahçede, 01.06.1992-01.04.2008 tarihleri arasında bekçi olarak çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, isteme konu dönemde, davacının sürekli ve kesintisiz çalışıldığı kabul edilmiş ise de; tespite konu dönemde sözkonusu gayrimenkulün mülkiyetinin 1984-1993 tarihleri arasında davalıya ait olduğu, 1993-2001 tarihleri arasında gayrimenkulün dava dışı ... 'a, 2001-2008 tarihleri arasında ise, dava dışı ...'ya ait olduğu anlaşılmış olup, somut olayda işverenin kim olduğu yöntemince araştırılıp belirlenmemiş, taraflar arasındaki ilişki araştırılmamıştır.
Husumet konusu, ilk itiraz niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek, mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
506 sayılı Kanunun 4.maddesi ile, "sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler" işveren olarak tanımlanmıştır. "Çalıştıran" olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen "işvereni" ifade etmektedir. Dosya kapsamına göre, diğer gayrimenkul maliklerine de husumet yöneltilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan maddî ve hukukî olgular dikkate alınarak, davacı sigortalının çalışmalarının varlığının tespiti açısından, anılan diğer gayrimenkul maliklerine de husumet yöneltilerek, bu davalıların göstereceği deliller de toplanmalı, bunun yanında, re'sen araştırma ilkesi de gözetilerek, mahkemece, tespit edilecek diğer deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının, dava ettiği sürelerdeki çalışmalarının fiilen var olup olmadığı ve hangi işveren yanında geçtiği belirlendikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8775, K. 2012/11535, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama