KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9719 E., 2012/16268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 207-294
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde 01.01.1989-05.04.2005 tarihleri arasında minibüs şoförü olarak hizmet akdiyle aralıksız çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın, yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına konu olayda. Davacı, davalı işverene ait 34... 2139 plaka sayılı hatlı minibüste şoför olarak 01.01.1989-05.04.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı aralıksız çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece,12.03.1997 tarihinden önceki istemin kesintili çalışma kabul edilerek hak düşürücü süre nedeniyle reddine, kalan talebin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya sunulu vergi denetim tutanağı, davacı hakkında tanzim edilen trafik para cezalarına yönelik tüm belgeler, davacının çalıştığını iddia ettiği plakası bildirilen araca kesilen ceza tutanakları ile dosya kapsamına göre 2002-2005 dönemine ilişkin hizmet tespiti talebinin kabulüne ilişkin hüküm isabetli ise de. 1997-2002 yılları arasındaki talep için yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
O halde Mahkemece yapılacak iş; işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının akıbeti araştırılarak dosya arasına getirtilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak varsa çelişkiler giderilmeli;
davalı işverene ait araçta çalışanları gösteren taşıt tanıtma kartı verilip verilmediği Şoförler ve Otomobilciler Odasından sorulmalı, 2000-2001 tarihli kaşenin yer aldığı davacı adına düzenlendiği iddiası bildirilen taşıt tanıtma kartı dosya arasına getirtilerek denetime olanak verilmeli, davacının çalıştığını iddia ettiği minibüs hattı yöntemince araştırılarak,
davacı ile birlikte aynı hatta şoför olarak çalışan, varsa davacının çalıştığını iddia ettiği araçta davacı ile birlikte vardiyalı olarak çalışan kişi yada kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ve gerektiğinde davacının çalışmalarını bilebilecek tanıklar yöntemince re'sen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek,
yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9719, K. 2012/16268, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama