KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/10022 E., 2012/15482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 692-446
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma
Dava, 01.10.1996-30.03.2003 döneminde aralıklı biçimde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı ile, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, davacı, 24.12.2008 tarihli beyan dilekçesi ile.
01.10.1996-01.10.1997, 01.04.1999-13.04.1999, 16.08.1999-01.05.2000, 31.12.2000-15.01.2001, 01.11.2001-31.12.2001, 11.03.2002-31.12.2002, 04.02.2003-30.03.2003 arası dönemlerde çalışmanın tespitini istemiş, ayrıca, davalı Anonim Şirket’in, bazen, bizzat; bazen de, taşeron olarak aldığı işler nedeniyle üst işveren firmalar bünyesinde kendisini çalıştırdığını, bu çalışmaların 01.10.1997-31.08.1998 arası dönemde …266 sicil sayılı ...
Sağlık Limited Şirketi işyerinde, 01.09.1998-15.10.1998 arası dönemde ...202 sicil sayılı ... ... End. Tic. Ltd. Şti. işyerinde, 15.10.1998-31.03.1999 arası dönemde ...803 sicil sayılı...Asfaltı Fab. San. Tic. A.Ş. işyerinde, 14.04.1999-15.08.1999 arası ...575 sicil sayılı ... Sağlığı Merkezi Ltd. Şti. işyerinde, 02.05.2000-30.12.2000 arası dönemde ...052 sicil sayılı ... Sağlığı Merkezi İnş. Tah. San. ve Tic.
A.Ş. işyerinde, 16.01.2001-30.10.2001, 01.01.2002-10.03.2002, 01.01.2003-03.02.2003 arası ...498 sicil sayılı davalı Anonim Şirket işyerinde geçtiğini ileri sürmüştür. Davalı işyeri 12.04.1999 tarihinde ...498 sicil numarasıyla kapsama alınmış ve anılan işyerinden 16.01.2001-04.03.2003 arası dönemde kısmi olarak 372 gün bildirim yapılmıştır.
İfadelerine başvurulan ve ...498 sicil sayılı işyerinde 1999,2000 ve 2002 yıllarında bordro tanığı olan üç tanık davacının inşaatlarda boyacı olarak çalıştığını bildirmişlerdir.
Hükme dayanak kılınan 07.04.2009 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, ilk girişinin 01.10.1997 tarihli olup önceki istemin hak düşürücü süreye uğradığı ve 24.12.2008 tarihli dilekçe ile, talebe konu edilen şirketlerin 01.10.1997-04.03.2003 arası dönemde faal ve kapsamda olduğu, tanıklarca her ay otuz gün çalışmadan bahsedilmediğinden, sadece hiç bildirim yapılmayan dönemler esas alınarak çalışmaların tespiti gerektiği bildirilmiştir.
Mahkeme, rapor gibi, 01.04.1999-13.04.1999, 01.01.2000-02.05.2000, 01.01.2001-15.01.2001, 01.09.2002-31.12.2002 ve 04.03.2003-30.03.2003 arası dönemlerde toplam 296 gün noksan bildirimin tespitine karar vermiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Davacı, bildirim dışı sürelerin tespitini istediğine göre, öncelikle bildirime konu ...266, ....202, ....803, ...575, ...052 sicil sayılı şirket işyerleri ile davalı ...498 sicil sayılı şirket işyeri arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı veya anılan şirketlerin tümünün bizzat davalı şirkete ait olup olmadığı yöntemince araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı ve bu çerçevede davacının talebi tekrar açıklattırılıp açıkça ortaya konulması sağlanmalı, anılan işyerlerinin faaliyet dönemleri ve işin niteliği itibariyle mevsimlik olup olmadığı hususu araştırılıp belirlenmeli, söz konusu işyerlerine ait işyeri dosyaları ile,
dönem bordroları ve varsa ücret bordroları birlikte değerlendirilerek tespit edilecek bordro tanıklarının, çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine, işin sezonluk olup olmadığına ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmeli, 01.10.1997 öncesi döneme ilişkin istemin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramayacağı yukardaki araştırmaların sonucuna göre yeniden değerlendirilip irdelenmeli; davacının, fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kuşkusuz, noksan bildirimlerin varlığı sonucuna ulaşıldığı takdirde, karar tesis edilirken, gerek, davalı işyerinden yapılan bildirimlerin, gerekse diğer sicil sayılı işyerlerinden yapılan bildirimlerin dışlanması gereği gözden uzak tutulmamalıdır. Kabule göre de ; davanın kısmen kabul edilmesine rağmen, hükmü temyiz eden davalı kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatı ile, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/10022, K. 2012/15482, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama