KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/12430 E., 2012/16467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 931-874
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 1978/4.dönemdeki sigortalı çalışmalarının tespitini, ilk tahsis talep tarihi olan 09.07.2004 tarihi ile 01.01.2005 tarihleri arası mahrum kaldığı yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı ile, davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
10.07.1979-05.07.2004 tarihleri arası 4.631 gün SSK’lı çalışmaları ve 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5.231 gün üzerinden ve 23.01.2005 günlü tahsis başvurusu gözetilerek 01.02.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacı, iş bu dava ile; davalı ...
Şirketine ait işyerinde kepçe operatörü olarak 01.02.1978-24.02.1979 tarihleri arası dönemde sürekli çalıştığı halde, çalışmalarına dair 1978/4.dönem bordrosunun verilmeyerek yaşlılık aylığının 01.01.2005 tarihinden itibaren geç bağlanmasına neden olunduğunu beyanla; davalı işveren nezdinde 1978/4.dönemdeki sigortalı çalışmalarının tespitini, ilk tahsis talep tarihi olan 09.07.2004 tarihi ile, ikinci tahsis başvurusu üzerine aylık bağlama tarihi olan 01.01.2005 tarihleri arası dönemde mahrum kaldığı yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeğe elverişli değildir.
a) ... taşeronu davalı “...” tarafından, Çatalca Hadımköy / İstanbul adresinde kurulu .....5.32 no’lu işyerinden davacı adına 01.11.1978 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesinin süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği; davalı kurum yazılarına göre, .....5.34 no’lu Hadımköy Çatalca/ İstanbul adresinde kurulu işyerinin “...
San. ve Tic.Ltd.Şti” adına ve “maden ocağı” işyeri olarak 10.09.1977 tarihi itibarıyla kapsama alındığı bildirilirken; aynı işyerine ait işyeri bildirgesinin ise, kömür madeni işletmeciliği işyeri olarak ve dava dışı “...” tarafından verilmiş olduğu. Ticaret Sicil Memurluğu yazısına göre de, “...” diye bir şirket kaydının bulunmadığı; davalı kurumca .....5.34 no’lu işyerine ait “...
San. ve Tic.Ltd.Şti” ünvanlı işyerinin dönem bordrolarının gönderilmiş olduğunun anlaşılması karşısında;
Öncelikle, davaya ve uyuşmazlığa konu olan çalışmaların, bu anlamda 01.11.1978 işe başlama tarihli, işe giriş bildirgesinin verildiği ....25.32 no’lu işyerinin hangi işveren adına kayıt ve tescilli olduğu, çalışmaların hangi işveren nezdinde geçtiği, taraflar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılarak belirlenmeli; şayet, davaya konu çalışmaların, davalı şirket dışında başka bir işveren nezdinde geçtiği belirlenecek olunursa, yöntemince belirlenen gerçek işveren davaya dahil edilerek, yapılacak yargılama sonucuna göre bir karar verilmelidir.
b)Öte yandan, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olması, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gereği olarak; sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; bu çalışmalara ilişkin kurum tespitleri (müfettiş ve yoklama memuru raporları,mahalli denetim tutanakları v.s) sorularak celbedilmeli.
İşçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak varsa çelişkiler giderilmeli; çalışmaların geçtiği işyerine ait işyeri kayıtları getirtilmeli; aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler, komşu işyeri tanıkları re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; işyerine ait dönem bordrolarından re’sen saptanacak tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı;
toplanan tüm kanıtlar yeniden değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
c)Yapılacak yargılama neticesinde, davaya konu çalışmaların varlığının saptanması halinde, bu sefer 09.07.2004 tarihi itibarıyla tahsis şartlarının varlığı yöntemince irdelenmelidir.
Bu irdeleme yapılırken, öncelikle, varlığı iddia edilen ancak dosya içerisinde görünmeyen 09.07.2004 tarihli ilk tahsis talep dilekçesinin varlığı usulünce araştırılmalıdır. Keza, 01.02.2005 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığında gözetildiği anlaşılan 600 gün askerlik süresine ilişkin olarak, askerlik borçlanma bedelinin hangi tarihli ödeme ile yapıldığı, davalı kurumdan sorularak saptanmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ile, davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/12430, K. 2012/16467, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama