KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/14167 E., 2012/14843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 357-81
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Dava, teslim edilen ürün bedellerinden yapılan prim tevkifatına istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve 5510 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılması ve taksitlendirilmesi hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 2926 sayılı Kanunun 36’ncı maddesine göre Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilen primlere ve sürdürülen tarımsal faaliyete dayalı olarak 01.05.1998 – 09.09.2004 tarihleri arasında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 5510 sayılı Kanunun prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davanın kabulüne ilişkin ilk kararın Dairemizin 23.06.2011 tarih 13328 / 9254 sayılı ilamı ile; prim tevkifatı ya da ürün teslimi bulunmayan 2002, 2003 ve 2004 yılları yönünden davacının tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği hususunun tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozulması üzerine.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; davacının “...27.12.2007 tarihi sonrasında devam eden Ziraat Odası kaydı bulunduğu... önceki kayıtlarına ulaşılamayan 2001 yılı sonrasında büyükbaş hayvan sığır işletmesinin devam ettiği... 1997 tarihinden itibaren tarla niteliğinde taşınmazının bulunduğu...” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 2926 Sayılı Kanunun 2’nci maddesine göre tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması koşulu 3’üncü maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlı olduğu açıktır. Davaya konu somut olayda; prim tevkifatı bulunmayan yıllar yönünden davacının devam eden tarımsal faaliyeti tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilmiş değildir.
Zira; hükme esas alınan 28.06.2010 tarihli sığır işletme belgesinden davacının yalnızca 1 adet büyükbaş hayvanı olduğu ve 3 dönüm civarındaki tarlada 3/20 oranında hissesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10–230–319 sayılı ve 01.06.2011 gün, 2011/10–306–365 sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürdüğü uyulan bozma ilamı çerçevesinde şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, davacının 01.01.2002 – 09.09.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim kesintisi bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14167, K. 2012/14843, 14 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama