KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/14306 E., 2012/15591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 656-835
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 25.11.2000 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen sigortalı ...’in hak sahiplerine bağlanan gelir ile, yapılan cenaze giderinden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 1479 sayılı Yasanın 63.maddesine dayalı olarak tahsilini istemiştir.
Mahkeme, 15.06.2010 günlü kusur raporunu dikkate alarak, trafik kazasının oluşumunda %100 kusurlu bulunan 34.. 4537 plakalı araç sürücüsü davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verirken, kusuru bulunmadığından hareketle, diğer davalılar yönünden ise, istemin reddine karar vermiştir.
Dosya içerisinde yer alan 13.04.2000 tarih ve ...549 no’lu poliçeye göre, davalı sürücünün kullandığı 34 .. 4537 plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin, davalı ... Şirketi tarafından tanzim edildiği anlaşılmakla birlikte, anılan sigorta şirketinin iflasına ve diğer davalı TMSF’na devrine dair dosya içerisinde bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır.
Öte yandan, Sigorta Şirketlerinin sorumluluğu, 1479 sayılı Kanunun 63.maddesi hükmüne göre, Bağ-Kur’un rücu hakkının haiz bulunduğu “diğer sorumlular” kapsamındadır ve 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumlulukları mevcuttur.
Şu halde, yapılması gereken iş; trafik kazası nedeniyle sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile, yapılan masrafların, davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuan tahsilinin talep edilmiş olması gözetilerek; davalı ... Şirketi’nin, iflası halinde de davalı Güvence Hesabının sorumluluğu kapsamında, öncelikle, Sigorta Şirketinin iflas durumu ve davalı TMSF’na devri konusu açıklığa kavuşturulmalı ; bu hususun varlığı halinde Güvence Hesabının iflas eden Sigorta Şirketi gibi, poliçe limiti dahilinde sorumluluğu düşünülmeli, böylece, toplanacak tüm delillerle birlikte ve yeniden yapılacak değerlendirme ile varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, salt kusur verilmediğinden bahisle, eksik araştırma ve inceleme ile,davalı sürücü hariç diğer davalılar hakkındaki istemin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14306, K. 2012/15591, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama