KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/14656 E., 2012/16221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 586-276
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma
Dava, çalışma kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıt bilgilerine uygun olarak düzeltilmesi ve aidiyeti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak, yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın kabulüne dair ilk hüküm, Dairemizin 20.09.2011 gün 2010/8130 Esas 2011/12098 Karar sayılı İlamı ile; “...davacının İhsan ve Keziban oğlu, Kemerhisar 02.07.1967 doğumlu, Niğde Bor Kemerhisar Köyü nüfusuna kayıtlı ... olduğu, ilk defa çalışıldığı belirtilen ...855 sicil sayılı işyerinden düzenlenen 15.04.1984 tarihli giriş bildirgesinin ...oğlu Kemerhisar 1967 doğumlu... adına düzenlendiği, ...938 sigorta sicil numarası verilip aynı kimlik bilgileri ve sigorta sicil numarası üzerinden 15.04.1984 giriş tarihli ve fotoğraflı sigorta sicil kartı tanzim edildiği,
isim ve baba adının hatalı olduğuna yönelik davacı itirazı üzerine ise söz konusu sicil kartının davacının kimlik bilgilerine uygun olarak ikinci defa düzenlendiği, ...938 sigorta sicil numarasıyla... adına tanzim edilen hizmet cetvelinde 15.04.1984-30.05.1984 arası ...855 sicil sayılı, iş yerinde 13.03.1990-31.03.1991 arası ...864 sicil sayılı, 09.12.1991-2007/10. ay arası ...552 ve ...559 sicil sayılı iş yerlerinden toplam 6.047 gün bildirim yapıldığı, söz konusu çalışmaların büyük bir kısmının... adıyla, bir kısmının ise davacı ... adıyla tescil edildiği,
Nüfus Müdürlüğü tarafından davacının kimlik bilgilerine göre davacı dışında başka bir ...’ın bulunmadığının ve ...Oğlu, Kemerhisar 1967 doğumlu, ... kaydına ise rastlanmadığının bildirildiği, dinlenen iki tanık tarafından da çalışan kişinin davacı olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için tanık sözlerinden ayrı olarak işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadadır.
Öncelikle, 15.04.1984 tarihli giriş bildirgesinin dışında başka giriş bildirgelerinin bulunup bulunulmadığı kurumdan sorulup varsa anılan bildirgelerin bildirime konu iş yerlerinden ve davacının kimlik bilgilerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği irdelenmeli, davacının imza örnekleri alınıp fotoğrafı ibraz ettirilerek özlük dosyasındaki kayıtlar da gözetilerek imza ve fotoğrafların davacıya aidiyeti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kuşkusuz, toplanan deliller aidiyet kararı verilmesi sonucunu doğurduğu takdirde, davacının 02.07.1967 doğumlu olması karşısında, 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi uyarınca 18 yaşından önceki malullük yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinin sadece prim gün sayısına dahil edileceği sigortalılık başlangıcına esas olmayacağı hususu gözden uzak tutulmamalıdır...eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulduğuna göre, bozma gereklerine uygun olarak yargılama yapma ve karar verme yükümlülüğü doğar. Dosyada mevcut giriş bildirgesi 15.04.1984 tarihli olup ...855 sicil sayılı işyerinden düzenlenmiştir. Oysa aidiyetine hükmedilen 6047 gün SSK’lı çalışmanın sadece 45 gününün ...855 sicil sayılı işyerinden tescil edildiği bakiye bildirimlerin ise ...440, ...864, ...552, ...559 sicil sayılı işyerlerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar kurumca, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında 15.04.1984 tarihli giriş bildirgesi dışında giriş bildirgesinin bulunmadığı belirtilmiş ise de bu yönde düzenlenen mahkeme müzekkeresinde ...855 sicil sayılı işyeri dışındaki işyerlerinin sicil numaraları açıkça yazılıp anılan işyerlerinden düzenlenmiş giriş bildirgelerinin gönderilmesi yönünde bir bilgiye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, davacının imza örneklerinin alınıp ilgili fotoğrafların da ibraz edilmesine ve bozma ilamında açıkça belirtilmesine rağmen imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılmaksızın yazılı biçimde karar tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Mahkemece, bildirime konu işyerlerinden düzenlenmiş giriş bildirgelerinin bulunup bulunmadığı kurumdan istenmeli, gönderilmesi halinde anılan bildirgelerin davacının kimlik bilgilerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği denetlenip irdelenmeli, anılan işyerlerinin işverenleri ile bordroda kayıtlı işyeri tanıkları dinlenerek bildirimlerin davacıya ait olup olmadığı saptanmalı, ayrıca, hükmüne uyulan bozma kararında belirtildiği biçimde imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14656, K. 2012/16221, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama