KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/14965 E., 2012/15641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 180-250
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı şirket avukatları ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, geçirdiği iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesidir.
Mahkemece, sigortalının davalı işveren aleyhine açtığı tazminat dosyasında alınan kusur raporuna dayalı olarak karar verilmiş olup, bu rapora göre, davalı işveren şirket % 60 oranında, davalı araç sürücüsü ... % 10 ve sigortalı ise % 30 oranında kusurlu bulunmuş olup, davalı ...'a o davada husumet yöneltilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, eldeki davada kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla, o dosyada alınan kusur raporu da, eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet, kesinleşmiş ise, ancak, güçlü teşkil edebilir.
Öte yandan, ceza mahkumiyetinin kesinleşmesi halinde, ceza hakimi tarafından saptanan maddi olgular hukuk hakimini bağlayacağından, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/150 esas sayılı dava dosyasının akıbeti araştırılmalı, Mahkemece, yapılacak inceleme ve irdelede gözetilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; tazminat ve ceza davalarında alınan kusur raporları da gözetilerek, iş kazasının meydana geldiği iş kolunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişlerden oluşan ve iş güvenliği mevzuatına uygun kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanın ilkeler doğrultusunda araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14965, K. 2012/15641, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama