KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/15482 E., 2012/20478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 475-276
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Dava, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, aksi Kurum işleminin iptaliyle,maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiş olup; davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 28.ve devamı maddelerine ilişkindir.
Mahkemece, prosedür kapsamında, Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmaksızın, Adli Tıp 3.İhtisas Dairesi'nin 3.9.2004 tarihli rapor içeriği gözetilmek suretiyle, son muayene tarihi olan 15.10.2002 tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2002 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazanıldığının tespitine karar verilmiş olup, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Somut olay incelendiğinde; 16.02.1995 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında 9 yıl 2 ay 14 gün sigortalılık süresi ve 20.4.2004 tarihli ekstrede 188.21-TL prim borcu olduğu anlaşılan davacının, 22.01.2004 tarihinde Kuruma yapmış olduğu başvurusunda 2/3 maluliyet oranında iş gücünü kaybetmemiş olduğunun bildirildiği, 03.09.2004 tarihli Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporunda ise, beden ve çalışma gücünün en az 2/3 'sini kaybetmiş olduğunun bildirildiği görülmüştür
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun “malûllük” başlığını taşıyan 28’inci maddesinde; bu Kanunun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği belirlenen sigortalının malûl sayılacağı, sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybetmiş sayılacaklarının, 506 sayılı Yasaya dayalı olarak çıkarılan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğündeki esaslara göre saptanacağı belirtildikten sonra, “Raporlar” başlıklı 56’ncı maddesinde;
malûllük durumunun saptanmasında, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Üniversiteler ve Kamu İktisadi Teşebbüslerine ait hastanelerin sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas alınacağı, bu raporların, Kurumca oluşturulacak sağlık kurulunda değerlendirileceği, anılan raporlar üzerine Kurumca verilen karara ilgililer tarafından yapılan itirazın ise, Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı açıklanmıştır.
Mahkemece, yapılması gereken iş; yukarıda ifade edilen yasal prosedür gereği, çalışma gücünün en az üçte ikisinin yitirilip yitirilmediği ve yitirilmişse maluliyet başlangıcı yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alınmalı, anılan kurul tarafından verilecek raporun, davalı Kurum yönünden bağlayıcılığı gözetilmeli; Adli Tıp Kurum’undan alınan rapor ile, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki oluşursa, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla bu çelişki giderilip varılacak sonucu göre karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre, maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin diğer koşulların mevcudiyeti konusunda irdeleme yaparak ve 1479 sayılı Kanunun 31. maddesi hükmünde gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15482, K. 2012/20478, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama