KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/15506 E., 2012/16566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 543-217
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Dava, istirdat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde 20.324,41 TL’nin tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 20.180,82 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazı yönünden;
Mahkeme kalemince hesaplanıp, davalıdan istenilen temyiz harcının ödenmediği gözetildiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi gereğince, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi gerekir.
2- Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazı yönünden;
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gözetilerek, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda yerel mahkemece hüküm altına alınan miktar gözetildiğinde, reddine karar verilen 143,59 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması reddine karar verilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15506, K. 2012/16566, 28 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama