KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/17122 E., 2012/21808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 389-359
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin tespitini, 1963-1981 tarihleri arası Almanya’da ödediği primlerin ve sigortalılık süresinin Türkiye’deki sigortalılık süresine eklenmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının tüm; davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
İnceleme konusu olayda; davacı, 23.12.2005 günlü borçlanma istemiyle, Almanya’da geçen 21.10.1963-28.02.2005 tarihleri arası yurt dışı sürelerinden tahsise yetecek kadarı olan 15 yıl üzerinden borçlanmak istemesi üzerine, 01.01.1969-31.12.1981 tarihleri arası 4.680 gün ve 01.01.2002-31.12.2004 tarihleri arası 1.080 gün olmak üzere toplam 5.760 gün üzerinden çıkarılan borçlanma bedelini 28.12.2005 tarihinde ödemiştir. Aynı günlü tahsis başvurusu üzerine de, 28.12.1989 sigorta girişi dikkate alınarak, 16 yıl sigortalılık süresi, 9475 gösterge ve %73 aylık bağlama oranıyla 01.01.2006 tarihinden itibaren SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
İş bu dava ile davacı, sigorta başlangıç tarihinin tespitini ve 1963-1981 yılları arası Almanya’da ödediği primlerin ve sigortalılık süresinin Türkiye’deki sigortalılık süresine eklenmesini istemiş; Mahkemece, rant sigortasına giriş tarihi olan 21.10.1963 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilirken, diğer istemin reddine karar verilmiştir.
23.12.2005 günlü borçlanma talebi, 28.12.2005 günlü ödeme ve aynı tarihli tahsis başvurusu üzerine ve sadece yurt dışı borçlanma süresi gözetilerek 01.01.2006 tarihinden itibaren 9475 gösterge, %73 aylık bağlama oranı ile davacıya yaşlılık aylığının bağlanmış olması; giderek sigorta başlangıcının 21.10.1963 tarihi alınmasıyla meydana gelen sigortalılık süresinin, bağlanan aylık miktarına ve aylık başlangıcına bir etkisinin bulunmaması karşısında, iş bu davada, davacının hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular birlikte dikkate alınarak, hukuki yarar bulunmadığından davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen reddi yönünde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17122, K. 2012/21808, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama