KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/17482 E., 2012/22507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 14-454
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Dava, davalı Kurumdan yaşlılık aylığı almakta olan davacıya ait Bağ-Kur sigortalılığının, belirtilen aylık miktarında dikkate alınması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamı üzerine, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yargılama sonunda, dairemizin 22.11.2011 gün ve 7265-15673 sayılı bozma ilamına uyulduktan sonra, davacının 02.03.2010 tarihinde, Bağ-Kur sigortalılığına dair borçlarını ödemesi gözetilerek, daha önce 01.10.2007 tarihinden itibaren sadece 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süreleri dikkate alınarak bağlanan yaşlılık aylığının, 3 yıl 2 ay 20 günlük Bağ-Kur sigortalılık süresi de eklenerek belirlenmesi gerektiğine karar verilmiş ise de;
2829 sayılı Kanun'un, hizmet sürelerinin birleştirilmesine dair "Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir..." şeklindeki 4. maddesi ile, geçerli hizmet sürelerine dair "4 üncü maddede belirtilen hizmet süreleri toplamına; itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş süreler katılmaz..." şeklindeki 7 maddesi hükmünün dikkate alınması gerektiğine dair bozma ilamımıza yanlış anlam verildiği anlaşılmaktadır. Zira yaşlılık aylığı tahsis tarihinde hizmet birleştirmesine esas sürelerin belirlenmesi için yazılı ifadeler farklı ele alınmış olup, aylık bağlanmasından sonra bu yola gidilemeyeceği gözetilmemiş, davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17482, K. 2012/22507, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama