KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/17661 E., 2012/23533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2008/47-2012/423
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma
Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda; 05.05.1986-15.12.1987 tarihleri arasında 248 gün SSK 1.2.2003-24.1.2006 tarihleri arasında 870 SSK isteğe bağlı, 720 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 1838 sigortalılığı bulunan davacının, 04.04.2007 tarihinde davalı Kuruma maluliyet aylığı tahsis talebinde bulunduğu, ancak davalı Kurum tarafından çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediği gerekçesiyle talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının Denizli Devlet Hastanesi 16.1.2001 tarihli Sağlık Kurulu raporunda, davacının çalışma gücü kaybının % 60 oranında olduğu, SB Server Gazi Devlet Hastanesi'nin Sağlık raporu 3.2.2006 tarihli raporunda; hipertansiyon sağ dizüstü Amputasyon tanısı konulduğu, maluliyetinin tespiti kosununda açıklamada bulunulmadığı, SGK Başkanlığı Sigorta İşlemleri Genel Müdürlüğü Denizli Sigorta İl Müdürlüğü 14.04.2006 tarihli yazısı belirtilen hastalık ve arızalara göre çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybetmediğinden maluliyetiyle ilgili bir işlem yapılamayacağının bildirildiği,
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile 09.11.2007 tarihli raporunda davacı hakkında sigortalının mevcut hastalık ve arızalarına göre Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde çalışma gücünün 2/3 kaybetmemiş olduğundan malul sayılamacağına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas kurulundan alınan 14.11.2008 tarihli raporunda, davacının %84 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirtildiği,
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 14.03.2010 tarihli Sağlık Kurulu raporunda davacının çalışma gücünü %74 oranında kaybettiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “Kimlerin malûl sayılacağı” başlığını taşıyan 53. maddesinde, Kurum hastanelerince düzenlenecek yöntemine uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği Kurumca saptanan sigortalının malûllük sigortası bakımından malûl sayılacağı. “Malûllük aylığından yararlanma şartları” başlıklı 54. maddesinde, malul olup, 1800 gün prim ödenmiş olunması gerektiği.
“Aylığın başlangıcı” başlıklı 56. maddesinde, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve malullük aylığına hak kazanan sigortalının aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinden, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir tarih ise bu raporun tarihinden sonraki aybaşından başlanacağı belirtilmiştir.
Bununla birlikte, yasama organınca kabul edilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren “Malûl sayılma” başlıklı 25. maddesinde ise, sigortalının istemi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca yöntemine uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca belirlenen sigortalının malûl sayılacağı hüküm altına alınıp.
“Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlığını taşıyan 26. maddesinde, malûl sayılanlardan en az 10 yıl sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birisinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece;davacının Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14.11.2008 tarihli rapora göre davacının çalışma gücünü %84 oranında kayıp ettiği tespit edildiği ve 10 yıldan fazla sürede sigortalı olduğu, askerlik borçlanması dahil 1838 gün prim ödeme gün sayısı mevcut olmakla davacıya 01.12.2008 tarihi itibariyle malullük aylığı bağlanması gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece,yukarıda ifade edilen yasal prosedür gereği, çalışma gücünün en az üçte ikisinin yitirilip yitirilmediği ve yitirilmişse maluliyet başlangıcı yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alındığı itiraz üzerine Adli Tıp Kurum’undan aynı yönde rapor alındığı, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adlî Tıp Kurumu raporu arasında çelişki oluştuğundan, Ankara Üniversitesi Tıp fakültesinden rapor alındığı ve hepsi arasında çelişki meydana geldiği görülmüştür.
Buna göre, mahkemece, öncelikle, maluliyet oranının %74'mü yoksa %84'mü olduğunun ve maluliyet başlangıç tarihinin belirlenmesi açısından Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması gerekmektedir.
Mahkemece, davacının maluliyet oranı, maluliyetin başlangıç tarihi belirlenip; sonrasında, 506 ve 5510 sayılı Yasalar gözetilmek suretiyle davacının maluliyet aylığına hak kazanıp-kazanmadığı araştırılıp, tartışılmalıdır.
Kabule göre ise; Mahkemece, davacının, herhalukarda ölüm tarihi ile sınırlandırılacak şekilde maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17661, K. 2012/23533, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama