KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/18774 E., 2012/15537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 749-678
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Dava, 2926 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Kendi adına ve hesabına bağımsız sürdürülen tarımsal faaliyete ve 2926 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 36’ncı maddesi ile 1479 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi gereğince Bakanlar Kurulu kararına göre ürün bedelleri üzerinden gerçekleştirilen prim kesintilerine (tevkifatlara) dayalı olarak 01.07.1996 – 01.05.2007 tarihleri arasında zorunlu tarım Bağ – Kur sigortalısı olunduğunun tespiti istemine ilişkin davada mahkemece verilen ilk kararın, temyiz denetimini gerçekleştiren Dairemizce 01.07.2010 gün ve 4095/9782 sayılı ilam ile bozulduğu,
anılan ilama uyularak yapılan yargılama sonunda istemin aynen hüküm altına alındığı anlaşılmakta olup, Ziraat Odası üyeliği dışında herhangi bir meslek kuruluşu kaydı ve adına kayıtlı taşınmazı bulunmayan, bankalardan tarımsal amaçlı kredi kullanmayan, Jandarma Komutanlığı görevlilerince yapılan araştırma sonunda köyde ikamet etmeyip İstanbul’da çalıştığı belirlenen davacının, ayrıntıları bozma ilamında açıklandığı üzere, tevkifat veya ürün tesliminin söz konusu olmadığı 01.01.1997 – 01.06.2001, 01.01.2003 – 01.07.2004 dönemleri yönünden kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyetini sürdürdüğünün kanıtlanamadığı,
bu konuda soyut tanık anlatımlarının yararına delil olarak da kabul edilemeyeceği belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/18774, K. 2012/15537, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama