KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/20410 E., 2012/19738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 154-220
Karar Metni
226 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 Yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430,00 TL. olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde alacağın tamamının gözetilmesi; tamamı dava edilen alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece, hüküm altına alınan miktar gözetildiğinde, reddine karar verilmiş olan 413,28 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı avukatının temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/20410, K. 2012/19738, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama