KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/21281 E., 2012/20872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 174-287
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Dava, trafik kazası sonucu ölen Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze giderinin 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 21 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde uygulanması gereken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesine göre, ”Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla), Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.”
Mahkemece, kabulüne karar verilen 5.352,53 TL üzerinden nispi vekalet ücreti yerine, maktu 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması, isabetsizdir.
3-) Mahkemece, Borçlar Kanunu 43. ve 44. maddelerinin uygulanması sonucu hükmedilecek miktardan % 50 oranında indirim yapılarak bakiyeye hükmolunduğu, hakkaniyet indirimi nedeniyle davanın kısmen kabulü sonucu davacı Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/21281, K. 2012/20872, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama