KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/21798 E., 2013/13310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2013
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma
....... ...
Asıl dava ve birleşen dava; iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26. ve 87. maddeleri gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davalılardan .......Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ......ekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Davalı ...... aleyhine 15.12.2004 tarihinde açılan asıl davada; geçici iş göremezlik ödeneği ile tedavi giderlerinin de hüküm altına alınması istendiği halde, belirtilen kalemlere ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış olması,
Davalılardan ...... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren anılan davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmiş olması,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi "Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder" hükmü gereği, davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi, asıl davanın da iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden önce ./...
-2-
açılması karşısında; gelir artışlarına ilişkin kısma yönelik red kararı verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde, davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip yargılama giderlerinin kabul-ret oranına göre paylaştırılmış olması,
Usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-) Davalı ....vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesinde ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121/son maddesi ) düzenlenen faize faiz yürütülmesi yasağı gözetilmeksizin, 7.635,21 TL asıl alacak ve 7.722,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.358,07 TL'ye dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi, isabetsizdir.
Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen davalı ....yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun da gözetilmesi gerekir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
.....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/21798, K. 2013/13310, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama