İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/23021 K.2013/17528

Davacı, 29.12.2004-23.04.2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiştir.

Esas2012/23021Karar2013/17528Tarih26 Eylül 2013Okuma5 dk · 1.078 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/23021 E., 2013/17528 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
2011/2-2012/561
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.078 kelime·5 dk okuma

Davacı, 29.12.2004-23.04.2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Somut olay incelendiğinde; davacının, 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı tescilinin bulunmadığı, "oto doğrultma" işi nedeniyle 8.5.1986 tarihinde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tescil edildiği, 08.05.1986 ile 1989/11. ay arasında vergi kaydı, 06.05.1986-31.05.1996 tarihleri arasında ............ odası kaydı, 27.12.1996-15.08.2005 tarihleri arasında .....................odası kaydı, 08.05.1986-26.09.2008 (Terkin) tarihleri arasında............ kaydının bulunduğu,

davacının 5362 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin 4. fıkrasına istinaden zorunlu ...... sigortalılığını devam ettirmek istemesi üzerine 15.08.2005 tarihinde sona erdirilen zorunlu ...... sigortalılığının devam ettirildiği, 10.09.2009 tarihi itibariyle ...... sigortalılığının sona erdiği, 08.05.1986-10.09.2009 arası sigortalılığına ait ......lerini tamamen ödediği borcunun bulunmadığı, 20.08.2010 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunması üzerine, 1.9.2010 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.

21.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5362 sayılı ............ Kuruluşları Kanununun Geçici 3. maddesi üzerinde de durmakta fayda vardır. Anılan maddenin 4. fıkrasında, “Oda üyeliğine istinaden ......... ve Diğer Bağımsız Çalışanlar .........Kurumu üyesi olan, ancak bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle üyelik şartlarını taşımadıkları için oda üyelikleri sona erenlerin bu kuruma olan üyelikleri, yükümlülüklerini yerine getirmeleri kaydıyla devam eder.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu düzenleme ile kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışan ve vergi kaydı olmaksızın oda kaydına dayalı olarak sigortalı bulunan kişilerin, anılan Kanunun 7 ve devamı maddeleri ile odaya üyelik şartlarının değiştirilmesi sonucu oda kaydının sona ermesi haline münhasır olarak, oda kaydının bulunmaması halinde dahi yükümlülüklerin ifası şartıyla, sigortalılıklarının devam edeceği öngörülmüş olup, 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi gereği sigortalılık için gerekli olan kendi nam ve hesabına çalışma koşulunun anılan yasal düzenleme çerçevesinde oda kaydı sona eren sigortalılar içinde geçerli olduğunda şüphe bulunmamaktadır.

Kaldı kı davacının 08.05.1986-10.09.2009 arası 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığına ait ......lerini tamamen ödemiştir

Amacı, çeşitli...... kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin......lerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesi olan 2829 sayılı......

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 4. maddesinde, Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği öngörülmüş, 8. maddesinin ikinci fıkrasında, malûllük durumunda ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı belirtilmiş olup, anılan düzenlemeler, sigortalıları/hak sahiplerini aylık tahsisinde değişik...... kurumlarına tabi hizmetlerin birleştirmesini yapmaya zorlayıcı nitelikte değildir ve sigortalılar/hak sahipleri,

2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaksızın kendilerine aylık bağlanmasını isteyebilirler.

Bu Kanunun işlevi, değişik...... kurumlarındaki sigortalılığın ilgililere tek başına aylık bağlanmasına yeterli gelmediği durumlarda, hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle tahsise olanak tanıyarak, gereksiz kaybın önlemesidir ve Kanundan yararlanabilmek için kişiyi tüm...... kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamanın...... sistemi ve Kanunun amacı ile bağdaşmadığı açıktır.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.06.2006 gün ve 2006/21-363 Esas, 2006/466 Karar sayılı, 10.03.2010 gün ve 2010/10-126 Esas, 2010/133 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Davacının 2829 sayılı Yasa kapsamında bir birleştirme talebi yoktur.

506 sayılı Kanunun 2'nci maddesinde (5510 sayılı Kanun 4/a), hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağı, 3'üncü maddesinde, kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların veya herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı belirtilmiş.

1479 sayılı Kanunun 24'üncü maddesinde, Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu (diğer)...... kuruluşları kapsamı dışında kalan, herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile, gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar ile A.Ş. kurucu ortakları, yönetim kurulu üyesi ortakları veya Ltd.

Şti. ortaklarının sigortalı kabul edileceği, sözü edilen diğer...... kuruluşlarına ...... ödeyenlerin sigortalı sayılmayacağı açıklanmıştır.

......... Hukukumuzda, "......... sigortalarda çokluk", bir başka anlatımla bireylere olabildiğince ...... hakkı tanıma, "yararlanmada ve yükümlülükte teklik" ilkesi egemendir. Buna göre, aynı tarihlerde farklı...... kuruluşları kapsamında bulunulamaz. Çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü, kanun hükümleriyle engellenmiştir. Belirtilmelidir ki, anılan düzenlemelerde yer alan "emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar" ibareleri, "başka...... kuruluşlarına tabi olanlar" şeklinde anlaşılmalı, "......... güvenlik kuruluşları ibarelerinin de aynı zamanda "......... kanunları" terimlerini içerdiği kabul edilmelidir.

506 sayılı Kanunun 3/I-f maddesi hükmüne göre "Kanunla Kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekde olanlar anılan Kanun kapsamında sigortalı sayılamayacağı" gibi 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanunun 53’üncü maddesi uyarınca; sigortalının aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında sigortalılık yoksa, ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır.

5510 sayılı Kanunun anılan 53’üncü maddesi, 6111 sayılı Kanunun 33’üncü maddesiyle değiştirilmiş; sigortalının 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (a) ile (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışması halinde ise (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlemesi getirilmiş; ancak, değişikliğe ilişkin anılan 33’üncü madde de ayrıca söz konusu değişikliğin maddenin yürürlük tarihinden öncesi için uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

6111 sayılı Kanunun yürürlüğe dair 215/b maddesiyle; “...33... maddesi yayımı takip eden ayın birinci günü yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihinde yayımlanmış olup; bu durumda anılan değişiklikler 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanabilecektir.

Açıklamalar ışığında. 5362 sayılı ............ Kuruluşları Kanununun Geçici 3. maddesi 4. fıkrasından yararlanmış, 08.05.1986-10.09.2009 arası 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığına ait ......lerini tamamen ödemiş, 10.09.2009 tarihi itibariyle ...... sigortalılığı sona ermiş olduğundan 29.12.2004-10.09.2009 dönemde 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılamayacaktır.

10.09.2009-23.04.2010 arası dönem yönünden dava açmakta hukuki yararı var ise de; davacının 2829 sayılı Yasa kapsamında bir birleştirme talebi olmadığı ve ihtirazi kayıt belirtmeksizin, 20.08.2010 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunması ve 1.9.2010 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmış olması karşısında sonradan tespite konu olabilecek süreyi dahil ederek aylık bağlanmasını talap edemeyecektir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan ...'e iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/23021, K. 2013/17528, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/23021
Karar No
2013/17528
Tarih
26 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23022 K.2013/18827
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23023 K.2013/18826
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23024 K.2013/18112
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/23026 K.2013/22154
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23026 K.2013/18807
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/23028 K.2013/18190

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.