KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/23163 E., 2012/26938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2009/566-2011/517
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan şirkete ait işyerinde 01/06/2008– 09/04/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, 326/I. maddesinde kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki davada; davacı, 01/06/2008– 09/04/2009 tarihleri arasında çalıştığından bahisle hizmet süresinin tespitini talep etmiş , mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, her iki davalı aleyhine de hüküm kurularak Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326. maddesine göre yargılama giderlerinden davada haksız çıkan tarafların sorumluluğu olduğu halde hükümde yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına, takdir elden maktu vekalet ücretinin ise salt davalı kurum vekille temsil edilmesine rağmen davalı tarafa verilmesine karar verilerek HMK’nun 297. maddesine aykırı, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması,
Yargılama aşamasında davacı taraf bir vekil aracılığı ile temsil edilmemesine rağmen davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3’üncü maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin, uygulanması gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/23163, K. 2012/26938, 25 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama