KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/2339 E., 2012/8732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 14-7
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gereği gözetilmeyerek, maktu vekalet ücreti takdir edilmiş olması,
2-Sigortalıya bağlanan gelirlerde meydana gelen katsayı artışlarından kaynaklanan talebin reddinde davacı Kurumun kusurunun bulunmadığı, açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olan bu talebin yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, yargılama sürecindeki yasa değişikliğiyle ortadan kalkması nedeniyle reddedildiği gözetildiğinde katsayı artışları nedeniyle davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik yok ise de; iş bu davada Kurum zararının %95 ‘ini talep edilmiş olmasına karşın, zararlandırıcı olayda davalının %80 kusurlu olduğu, kusur oranına göre reddedilen ilk peşin sermaye değerli gelir ve masraflar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/2339, K. 2012/8732, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama