İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/24660 K.2013/24144

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Esas2012/24660Karar2013/24144Tarih12 Aralık 2013Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/24660 E., 2013/24144 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
2008/934-2012/628
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalı ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalılar SGK Başkanlığı ile ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı, davalıların murisi .....nın yanında 15.11.2005 – 17.06.2008 tarihleri arasında özel şoför olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..... ( murisin eşi ) ile ... ( murisin oğlu ) mirası kayıtsız şartsız reddetmişler, diğer davalı ... ( murisin kızı ) ise mirası reddetmemiş, mahkemece, mirası reddeden davalılar .....yönünden, mirasın reddi nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar ..... ve SGK yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605'nci maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir.

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası, TMK.'nın 606'ncı maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Bu üç aylık süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

TMK.'nın 605'nci maddesinin 2'nci fıkrasında ise, mirasın hükmen reddi düzenlenmiştir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu olgunun saptanması için her zaman dava açılabilir.

Dosya kapsamında yer alan, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.11.2008 tarih, 2008/1825 Esas ve 2008/2170 Karar sayılı; ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19.02.2009 tarih, 2008/1421 Esas ve 2009/288 Karar sayılı ilamlarından, davalılardan ...ile ...'un, mirası kayıtsız şartsız reddettikleri, geriye tek yasal mirasçı davalı ...'nın kaldığı, onun da mirası reddetmediği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, işverenin gerçek kişi olduğu hizmet tespiti davalarında, mirasçılardan bir kısmının mirası reddetmeleri halinde ( çalışma iddiası ispatlandığı takdirde ), mirası reddeden mirasçılar yönünden tespit hükmü kurulup kurulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Tespit davası” başlığını taşıyan 106’ncı maddesinde, tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre; tespit davaları, bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Bu davaların işlevi, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespiti olup, bundan öteye gitmez.

Sigortalının, Kuruma bildirilmeyen geçmiş hizmetlerinin tespiti için 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesine (5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesine) göre açacağı dava, "tespit davası" niteliğini taşımanın yanı sıra, aynı zamanda "olumlu tespit davası" özelliğini de göstermektedir ( Güzel/Okur, s. 200; Tuncay/Ekmekçi, s. 245; Tunçomağ, s. 193; Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Serhi, ... 1985, s. 512; Sözer, s. 74; Özgür Öztürk, “Sigortalı Hizmetin Tespiti”, Çimento İsveren Dergisi, 1998/1, s. 31 ).

Hal böyle olunca; işverenin gerçek kişi olduğu hizmet tespiti davalarında, çalışma iddiası ispatlandığı takdirde, mahkemece kurulacak hüküm, sigortalı hizmetlerin varlığının tespitinden öte, akçalı ( parasal ) konulara ilişkin herhangi bir irdeleme içermediğinden, mirasçılardan bir kısmının mirası reddetmiş olmaları, bu mirasçılar yönünden tespit hükmü kurulmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak, bu husus, Kurum tarafından primlerin tahsili aşamasında göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; mirası reddeden davalılar ...ile ... yönünden de tespit hükmü kurulması mümkün olup, bu nedenle; anılan davalıların göstereceği deliller de toplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalılar SGK Başkanlığı ile ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'ya iadesine, Üye; ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ..., Üyeler, ..., ... ve ...'ın oylarıyla ve oyçokluğuyla 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

-KARŞI OY-

Somut olayda Daire ile Mahkeme arasındaki görüş ayrılığı; işveren Şeref Yazıcı'nın 16.6.2008 tarihinde vefat etmiş olması ve mirasçılarının da çoğunun mirası reddetmiş olmaları, fakat mirasçılarından yalnızca kızı ...'nın mirası reddetmemiş olması karşısında, Mahkemece mirası reddedenler yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dairenin oy çokluğu ile aldığı bozma kararında, mirası reddeden mirasçılar yönünden de hizmet tespiti hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yüksek Dairenin belirtilen çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum:

Hizmet tespiti davasında verilecek kararlar, sadece hizmet süresinin tespitine yönelik sonuç doğurmayıp; aynı zamanda işverenin bildirilmeyen hizmet sürelerine ait prim borcunun ödemesine ilişkin sonuçlar da doğurmaktadır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarında husumetin, aleyhine hüküm teşkil etmesi istenen (SGK ile birlikte) bildirimde bulunmayan ve prim borçlusu olan işveren aleyhine de yöneltilmesi gereklidir. İşverenin vefatı halinde ise, işveren yerine geçen ve prim borçlusu olan mirasçılarına karşı husumetin yöneltileceği ve davanın görüleceği hususu tartışmasızdır.

4721 sayılı T.M.K.605 ve devamı maddelerine göre, mirasın reddi beyanı, bozucu yenilik doğuran beyanlardandır ve geriye doğru hüküm doğurur. Mirası reddedenlerin, ölüm gününden başlayarak mirasçılık sıfatları kalkar ve tereke borçlarından da sorumlulukları kalmaz. Bu nedenle somut olayda, mirası reddeden mirasçılar, işverenlik sıfatlarını ve muristen kalan tüm malvarlığını reddetmiş sayıldıklarından; artık T.M.K m.605 ve devamı hükümlerine göre terekeyi temsil görevleri yoktur. Somut olayda işveren vefat etmiş, yasal mirasçılarının bir kısmı mirasını reddetmişse de kızı Münevver mirası reddetmemiştir. Mahkemece de isabetli olarak mirası reddeden mirasçılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, Münevver yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

Eğer tüm mirasçılar, mirası reddetmiş olsalardı bu takdirde TMK m.612 uyarınca, iflas hükümlerine göre tereke tasfiye olunacağından, tasfiye memuruna karşı husumetin yöneltilip davanın görülmesi sağlanmalıydı (B.Kuru H.U.M.K.2001, 1. cilt syf. 916-926).

Dairenin çoğunluk görüşündeki gibi; mirası reddeden mirasçının, prim borcundan sorumlu olmamak üzere davada yasal hasım olarak bulunması ve terekeyi temsil etmesi görüşü kabul edilirse, bunun bazı sakıncalı sonuçları da olacaktır.

Önce mirası reddeden mirasçı davada hasım olarak yer alacak, kendisini davalı olarak savunmak zorunda kalacak, vekil tutacak ve yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır ki tüm bu sonuçlar mirası reddeden kişiye yasaya aykırı olarak mali yükümlülük getirecek ve mirasın reddi hükümlerine aykırılık teşkil edecektir. Davada hasım olarak gösterilen birisinin ise yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması usul hükümlerine aykırılık teşkil edecektir.

İkinci olarak hizmet tespiti kararı sonucunda, işverenin prim borcu doğacaktır. İşverenin vefatı halinde, tüm mirasçılar tarafından miras reddedilmişse, SGK prim borcunu varsa terekeden tahsil edecektir. Oysa ki reddeden mirasçılara karşı dava yürütülmüşse bu davada tereke tasfiye memuruna husumet yöneltilmediğinden tereke temsil edilmiş olmayacaktır. Çünkü usulen terekeye, hasım gösterilmemiş olacaktır. Mirası reddeden mirasçının ise terekeyi temsil görevi olmadığından, davada hasım gösterilmesi tereke aleyhine sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle verilecek kararda tereke taraf olmadığından karar terekeyi bağlamayacaktır.

Sonuç olarak, Mahkemenin kararı usule ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği düşüncesindeyim. Yüksek Daire'nin kararın bozulması yönündeki çoğunluk görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/24660, K. 2013/24144, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/24660
Karar No
2013/24144
Tarih
12 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24660 K.2013/41583
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24662 K.2013/39252
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24665 K.2013/41572
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24666 K.2013/40489
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24668 K.2013/38169
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/24669 K.2013/40491

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.