KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/4171 E., 2012/7934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 430-368
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davalı Kurum vekili tarafından temyiz etmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Hukuk Genel Kurulu'nun 14.11.2007 tarih ve 2007/13-848 E. 2007/840 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi ( davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi ) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup, bunlara dava şartları denir. Dava şartlarından bir kısmı olumlu ( varlığı mutlaka gerekli ); diğer bir kısmı da, olumsuz ( yokluğu mutlaka gerekli ) niteliktedir. Hakim, önüne gelen bir davada, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen gözetmelidir.
Olumlu dava şartlarından biri de, davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. Açılmasında davacısı yönünden hukuki yarar bulunmayan bir dava, dava şartının yokluğundan dolayı reddedilmelidir.
Mahkemece, dava konusu somut olayda, davacının tescili bulunan döneme ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan dönemde davacının tescili bulunduğundan ve hukuki ihtilaf bulunmadığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi, ayrıca, davacının tescilinin 04.05.2011 tarihi itibarıyla yapılmış olmasına rağmen, yanılgılı şekilde 14.05.2011-13.06.2011 (dava tarihi) dönem yönünden hukuki yarar bulunmadığının belirtilmiş olması,
2) HGK’nun 28.05.2008 günlü 2008/10-370 Esas, 2008/410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ; yargılama giderlerinden davada haksız çıkan tarafın sorumlu olduğu ve davanın kısmen reddi nedeniyle, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3.maddesi yollamasıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/4171, K. 2012/7934, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama