KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/5578 E., 2012/27447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 483-1044
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı, murisi olduğunu belirterek, sigortalı ...’ın, davalılardan işverene ait işyerinde 01.06.1976 – 30.07.1982 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak hizmet akdiyle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalıların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sigortalı ... için, davalılardan işverene ait işyerinden 01.06.1976, 06.10.1976 tarihli işe giriş bildirgelerine dayalı olarak, 01.06.1976 tarihinden itibaren 1976 yılı 2. döneminde 27 gün, 01.07.1976 tarihinden itibaren 1976 yılı 3. döneminde 36 gün, 06.10.1976 – 29.11.1976 tarihleri arasında 51 gün sigorta bildirimi yapılmış; Mahkemece, tanık beyanlarına dayalı olarak, 1976 yılı ila 1982 yılı arasında, Haziran ayı başı ile Eylül ayı sonu arası mevsimlik dönemlerde kesintisiz olarak 780 gün çalışıp, eksik bildirilen 666 günlük sürenin tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece, öncelikle, davacının aile nüfus kaydı getirtilerek, sigortalı ile mirasçılık ilişkinin belirlenmesi gerekir. Mirasçı olduğunun anlaşılması durumunda; tespiti istenilen çalışmaların geçtiği işyerinin kamu kuruluşuna ait bulunduğu, kamudaki çalışmaların ise kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin de belgelere dayandırılmasının asıl olduğu dikkate alındığında, kanıtların bu çerçevede ve özenli bir şekilde toplanması gerekir.
Sigortalının, uyuşmazlık konusu çalışmalarının her yıl gerçekleşip gerçekleşmediği ve çalışma süresi, davalı idare nezdindeki kayıtlar ve aylık istihkak bordroları vb. belgelerden saptanarak (deprem, yangın, sel ve sair) zorunlu nedenlerle zayi olmasından dolayı bu saptamanın yapılamaması halinde ise, iddia konusu dönemde, işyeriyle ilgili görev ilişkisi bulunan (formen, mühendis, şef, amir, müdür ve benzeri) personelin tanık sıfatıyla dinlenerek çalışma olgusunun sürekli olup olmadığı, mevcut kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların hangi sebeplerle bildirim dışı bırakıldığı,
kısmen bildirim dışı bırakılan bu sürelerde davacının iş yerinden ayrılmış olup olmadığının gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/5578, K. 2012/27447, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama