KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/5650 E., 2012/8933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 620-600
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 03.05.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı ...'ün hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan sosyal sigorta yardımlarının, 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi uyarınca davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı Kurum vekilinin karar celsesinde davalı tarafından “...dava konusu miktar olan 10.000,00 TL....” olarak ödediği beyanında bulunması üzerine, Mahkemece, “dava konusu alacağın davadan sonra ödenip konusu kalmadığı...” gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, davanın konusuz kaldığından bahsedilebilmesi için, dava konusu uyuşmazlığın ortadan kalkması, başka bir anlatımla; her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olması gerekir. Davaya konu alacak toplamı dava dilekçesinde 23.954,20 TL. olarak gösterilmiş olup, işbu davada 10.000,00 TL. lik kısmı dava konusu yapılmış ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur.
Bu durumda, işin esasına girilerek, davalıların zararlandırıcı sigorta olayının oluşumundaki kusur oranları ve sorumlu oldukları alacak miktarı belirlenmek ve yapılan ödemeye ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, davanın konusuz kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/5650, K. 2012/8933, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama