KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/6880 E., 2012/11785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 135-112
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Dava, 3201 sayılı Yasaya dayalı hizmet borçlanmasının geçerliliği ile 01.11.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ve aksine kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama süreci sonunda, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hükmüne uyulan bozma ilamı içeriğinden.
Türkiye’de 78 gün zorunlu SSK’lı çalışması bulunan davacının, 11.02.1976-16.09.1996 arası dönemde Avusturya’da geçen 4929 günlük süreyi 3201 sayılı Yasaya göre borçlandığı, 08.10.1996 tarihli tahsis talebine göre, kendisine 01.11.1996 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanarak, 21.02.2010 tarihine kadar ödeme yapıldığı, Avusturya Sigorta mercii tarafından, davacının 25.12.1996-10.10.2002 arası çerçeve ve ara dönemlerde hastalık ve işsizlik yardımı, 11.10.2002-devam biçiminde ise, işsizlik yardımı aldığının belirtilmesi üzerine,
Kurumca aylığın 01.07.1997 tarihinde kesilip 21.02.2000-21.02.2010 döneminde yapılan ödemelerin yersiz ödeme kaydedildiği, 30.06.2009 tarihli 2. tahsis talebine göre de, 01.07.2009 tarihi itibariyle davacıya yeniden aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
Anılan bozma ilamında; “mahkemece, yöntemince araştırma yapılarak, davacının, yurt dışı ile ilişiğinin kesilip kesin dönüşün gerçekleştiği tarih kesin olarak saptanmalı ve bu saptama sonucuna göre tahsis koşulları yeniden irdelenip, anılan koşulların varlığı halinde, ikamete dayalı fiili çalışma veya işsizlik ya da hastalık yardımı biçimindeki yurt dışı ilişiğinin sona erdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tahsise hükmedilmelidir” gerekçesiyle kabule dair önceki hüküm bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde; davalı Kurum tarafından mahkemeye gönderilen 24.10.2011 tarihli yazıda; aylığın baştan itibaren iptal edilip, sonra 01.07.2009 tarihi itibariyle yeniden bağlandığı, ancak, daha sonra 2011/48 sayılı genelgeye göre işlem yapılarak 01.11.1996 itibariyle bağlanan aylığın aynen devam ettirildiği, sadece, Avusturya’da çalışılan 01.04.2001-30.09.2003 arası yersiz olarak ödenen 5.481,01 TL’nin borç kaydedildiği belirtilmiştir.
Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de; davacı isteminin 01.11.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine yönelik bulunmasına, oysa, Kurumca talep tarihini de içerecek biçimde 01.04.2001-30.09.2003 arası dönemin yersiz ödeme dönemi olarak kabul edilip ödenenlerin borç kaydedilmesi karşısında, 01.11.2002-30.09.2003 arası döneme yönelik istemin reddine, 30.09.2003-01.07.2009 arası dönem yönünden ise, davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi gerekirken, tümden davanın konusuz kaldığına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/6880, K. 2012/11785, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama