KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/7210 E., 2012/21085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
... adına Av. ... ile 1-... 2-... adlarına Av. ... 3-... adına Av. ... arasındaki dava hakkında Edirne İş Mahkemesinden verilen 08.03.2012 günlü ve 118/96 sayılı hükmün, tarafların Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davalılar... ve ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından her bir davalı adına ayrı ayrı maktu temyiz harcı ile temyiz başvuru harcı yatırılması gerekirken, kararı temyiz eden davalılar adına vekilleri tarafından, tek temyiz başvuru harcı ve bir maktu harç yatırılması nedeniyle temyiz harcının eksik yatırıldığı anlaşılmaktadır.
“Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 368. maddesi) ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir.
Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.”
Davada ise, yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararı hükmüne aykırı olarak hükmü temyiz eden davalılar tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenmemiş bulunmaktadır. Böyle olunca da,
(a) Hukuk Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten,
(b) tüm davalılar adına maktu temyiz harcının yatırılmaması halinde yatırılan temyiz harcının hangi davalı adına yatırıldığı tespit edildikten sonra,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/7210, K. 2012/21085, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama