İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/7452 K.2013/25951

Dava, tedavi gideri alacağı istemine ilişkindir.

Esas2012/7452Karar2013/25951Tarih27 Aralık 2013Okuma5 dk · 1.083 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/7452 E., 2013/25951 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
2010/317-2011/209
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.083 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dava, tedavi gideri alacağı istemine ilişkindir.

Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan bahisle istemin reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Kurumdan (devredilen Bağ-Kur) yaşlılık aylığı alırken 2004 yılı Aralık ayında ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gören ve daha sonra 11.11.2006 tarihinde ölen sigortalı ... için 4891,10 TL fatura bedelinin 1000,00 TL’si peşin olarak, kalan kısmı da, 19.01.2005 ödeme tarihli kambiyo senedi düzenlenmek suretiyle, sigortalının oğlu olan davacı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Süresinde ödenmeyen kambiyo senedi bedeli, yapılan icra takibi sonrası 23.02.2006 – 03.09.2009 tarihleri arasında icra yoluyla davacıdan tahsil edilmiştir.

Davacı, 12.01.2010 tarihinde Kurum’a yaptığı ödeme başvurusunun kabul edilmemesi üzerine, iş bu dava ile 7391,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiş; Mahkemece, 5510 sayılı Kanunun 97/5. maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin geçtiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

Tedavi 2004 yılı Aralık ayında yapılıp, kısmen peşin, kısmen kambiyo senedi ile ödemelerin de aynı ayda yapıldığı gözetildiğinde, uyuşmazlığın, tedavinin yapıldığı 2004 yılı Aralık ayında yürürlükte olan mevzuata göre çözümlenmesi gerekmekte olup; Mahkemece, sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun esas alınarak karar verilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur.

“Hakkın Düşmesi” başlıklı 1479 sayılı yasanın 78/2 maddesi, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından herhangi bir döneme ilişkin aylığını 5 yıl içinde almayanların bu döneme ilişkin aylıkları ödenmez” hükmünü içermekte olup, madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere, kanun koyucu sınırlandırıcı şekilde sadece malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile ilgili olarak aylık talepleri hakkında 5 yıllık bir süre öngörmüştür.

Sağlık giderlerinin tahsiline ilişkin işbu davada ise, anılan 1479 sayılı yasanın 78/2. maddesinin uygulama yeri yoktur. Keza, sağlık sigortası ile ilgili aynı yasanın gerek ek 11. maddesinde ve gerekse aynı yasanın sair diğer hükümlerinde, böyle bir talebin belirli sürede istenmemesi halinde hakkın düşeceğine ilişkin herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda, zamanaşımı süresinin genel hükümlere göre belirlenmesi gerekir.

Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 66. maddesinde, “Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dâva, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttılaı tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senenin müruriyle sakıt olur…”; 125. maddesinde ise, “Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava on senelik müruru zamana tabidir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Davacı tarafından yapılan ödemelerin, sigortalı adına ve sigortalının tedavi giderlerine ilişkin olduğu gözetildiğinde, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımını düzenleyen Mülga Borçlar Kanununun 66. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı değil, anılan Kanunun 125. maddesindeki 10 senelik zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmekte olup; tedavinin yapılarak borcun doğduğu ve davalı Kurum’dan ödemesinin istenilebileceği 2004 yılı Aralık ayından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmeden davalı Kurum’a başvurulmuş olduğu ve davanın açıldığı gözetildiğinde, uyuşmazlığın, işin esasına girilerek çözümlenmesi gerekir.

Mahkemece, tedavi ve faturaya ilişkin belgeler getirtilmeli; fatura bedeli esas alınarak Kurum tarafından karşılanması gereken tedavi bedeli Kurum’dan sorulmalı. Kurum’un, sadece tedavi ve tıbbi cihaza ilişkin ödemelerden, temerrüde düşürüldüğü 12.01.2010 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizden sorumlu olacağı gözetilmeli.

Kurum tarafından fatura bedeli ile ilgili ödenebilecek miktara davacının itirazının bulunması durumunda, faturada yazılı tedaviye ilişkin giderin tamamının ödenmesi gerektiği, tedavide, ayrıca tıbbi cihaz kullanılmış olması durumunda ise, bununla sınırlı olarak, tıbbi cihazın tıbben gerekli olup-olmadığı ve rayiç bedeli belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, üye ...’ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üye ..., Üye ..., Üye ...’in oylarıyla ve oyçokluğuyla 27.12.2013 gününde karar verildi.

../....

-3-

KARŞI OY

Somut olayda davacının murisi olan babası, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaktadır. Sigortalı adına 24-27.12.2004 tarihlerinde tedavi gideri yapılmıştır. Tedavi masrafları davacı tarafından kısmen nakten kısmen senet verilerek ödenmiştir. Senet bedelinin ödenmemesi üzerine ilgili hastahane tarafından 30.1.2006'da icra takibi yapılmıştır. Bu arada 11.11.2006'da sigortalı vefat etmiştir. 3.9.2009 tarihinde, davacı tüm takip bedelini ödemiştir.

Bunun üzerine davacı, 12.1.2010 tarihinde davalı SGK'na başvurmuş ve ödediği meblağın tahsilini istemiştir. Ödeme yapılmaması üzerine de bu davayı açmıştır. Davalı SGK tarafından süresi içinde zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür. Mahkemece, 5510 sayılı kanun m.97/5 uyarınca, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire ile Mahkeme arasındaki görüş ayrılığı; uyuşmazlık konusu alacağın tâbi olduğu zamanaşımı süresi hakkındadır. Daire, olayda BK m.125'deki 10 yıllık genel zamanaşımı kuralının uygulanması gerektiğini belirtmekte; Mahkeme ise 5510 sayılı Kanun m.97/5'deki 2 ve 5 yıllık zamanaşımı kuralının uygulanması gerektiğini kabul etmektedir.

Yüksek Dairenin çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum:

Uyuşmazlık konusu sağlık giderleri 24-27.12.2004 tarihlerinde yapılmıştır. Bu tarih itibariyle 1479 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gereklidir. 1479 sayılı Kanunda, sağlık giderleri yönünden zamanaşımını düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmadığından genel hükümlere gidilmesi gereklidir. Daire çoğunluğu, bu konuda genel hükümlere ilişkin BK m.125'deki 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağı görüşündedir.

Fakat genel hükümlere gidildiğinde, sebepsiz iktisaba ilişkin 818 sayılı BK m.61 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerekir. Zira somut olayda davacı gerçekte borçlu olmadığı bedeli ödemiş; sonra bu bedelin tahsilini isteyerek sebepsiz iktisaba dayalı işbu davayı açmıştır. Sebepsiz iktisapta zamanaşımı, BK m.66'da düzenlenmiştir.

Maddeye göre; zarar görenin zararı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl veya her halükarda hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle alacağın zamanaşımına uğraması gereklidir. Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına ve bilimsel görüşlere göre 1 yıllık süre; zarar görenin mal varlığındaki eksilmenin miktarı ile sebepsiz iktisapta bulunan şahsı tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.

Somut olayda davacının, tedavi giderini ödediği 27.12.2004 tarihinde gerçek alacağının ne olduğunu bildiği veya ... durumda olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle zamanaşımı süresi 27.12.2004'de başlamıştır. Ödeme tarihi ile dava tarihi arasında 1 yıldan fazla süre geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi isabetlidir.

Fakat mahkeme, 5510 sayılı Kanun m.97/5 hükmüne dayanarak davanın reddine karar verdiğinden, hükmün farklı gerekçeyle onanması isabetli olacaktır.

Ayrıca 5510 sayılı Kanun 1.10.2008'de yürürlüğe girmiştir. Somut olayda davacı, dava konusu alacağı, ilk defa 12.1.2010 tarihinde davalı SGK'na başvurarak talep etmiştir. Bu tarihte yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun m.97/5 hükmünde; “...Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları, hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşer...” denilmiştir. Bu maddeden de alacağın sebepsiz iktisaba dayalı alacak olduğunun yasa koyucu tarafından kabul edildiği görülmektedir. Mahkemenin kabulüne göre de talep tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun uygulandığında da davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Sonuç olarak Mahkemenin kararı usule ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği düşüncesindeyim. Yüksek Daire'nin kararın bozulması yönündeki çoğunluk görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/7452, K. 2013/25951, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7452
Karar No
2013/25951
Tarih
27 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/7458 K.2013/13814
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/7463 K.2013/13384
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7465 K.2013/21013
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7467 K.2013/21029
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7468 K.2013/22814
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7469 K.2013/22806

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.