KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/8033 E., 2012/22403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/363-2012/136
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalılardan ... nezdinde 11.05.1987-31.12.1994 arasında,diğer davalı ...’in yanında ise 01.01.1995-15.10.1997 tarihleri arasında aralıksız ve sürekli çalıştığını iddia ile kuruma bildirilmeyen eksik sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kabulüne; davacının davalı ... nezdinde kuruma bildirilen günler dışında 11.05.1987-31.08.1990 tarihleri arasında 103 gün, 01.02.1991-31.12.1994 tarihleri arasında 720 gün daha olmak üzere toplam 823 gün daha, diğer davalı ... nezdinde ise, kuruma bildirilen günler dışında 01.01.1995-15.10.1997 tarihleri arasında 465 gün daha günün asgari ücreti ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine,karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekili ve diğer davalıların, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece verilen hükümde, davacının 31.08.1990 tarihi ile, ikinci kez işe giriş bildirgesinin verildiği 01.02.1991 tarihleri arasındaki süre bakımından davanın reddedildiği, bu durumda, davacının istemine ve temyiz eden Kurum sıfatına göre, hükmün kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen SGK lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
4-Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da belirtildiği üzere davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 Sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin tamamının davalılara yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/8033, K. 2012/22403, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama