İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/8303 K.2013/2953

Dava, yersiz aylıkların tahsili istemine ilişkindir.

Esas2012/8303Karar2013/2953Tarih22 Şubat 2013Okuma5 dk · 923 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2012/8303 E., 2013/2953 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

923 kelime·5 dk okuma

Dava, yersiz aylıkların tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı Kurum; davalılardan ...’e bağlanan yaşlılık aylıklarına esas bir kısım 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının sahte oda kaydına dayandığının tespiti üzerine aylığın kesildiği, bu nedenle anılan davalıya ödenen 01.10.1996 – 18.04.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yersiz aylıkların davalı sigortalı ile, sahte kaydın oluşmasında kusuru bulunan diğer davalı Oda yöneticisinden müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm davalılar yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

1- 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 96’ncı maddesindeki, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” düzenlemesini içermektedir.

Konuya ilişkin 5510 sayılı Kanun öncesi mevzuata bakıldığında, 1479 sayılı Kanunda yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir. 5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesi ile, 1479 sayılı Kanunda yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetle veya kötü niyetle gerçekleşmesine bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa, geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanunun geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.

Kurumun istirdadını isteyeceği yersiz ödemenin kapsamını belirlemedeki irade serbestisi de, 5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gereğini doğurmaktadır.

Uyuşmazlık konusu sürede ve dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanununun, somut uyuşmazlıkta iadeyle yükümlü olunan tutarın belirlenmesinde genel hüküm niteliğinde bulunan 63’üncü maddesinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bilindiği üzere, iyi niyetli zenginleşen, sebepsiz zenginleşme konusunun kendisinden istendiği tarihten önce elinden çıktığını iddia ve ispat ettiği miktar nispetinde ret ve iadeyle yükümlü olmayacaktır. Buna karşın; zenginleşen, zenginleşme anında veya sonrasında mal varlığındaki artışın geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığını biliyor veya bilmesi gerekiyor ise, kötü niyetli sayılacağında kuşku bulunmamaktadır.

5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesiyle getirilen düzenleme, sebepsiz zenginleşmede iade konusuna ilişkin özel bir düzenleme olup; zamanaşımı hükmü olarak nitelenmesine olanak bulunmamaktadır. Maddenin genel hükümlere atfı, 5510 sayılı Kanunun 97 ve diğer maddelerinde zamanaşımı konusunda özel bir düzenlemenin yer almamış olduğu durumlarda zamanaşımı konusunun, genel hükümlerden hareketle çözümünü gerektirmektedir.

Hak edilmeyen yaşlılık aylıkları nedeniyle oluşan Kurum alacağı yönünden, zamanaşımı süresi. 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde bir talep hakkının doğumundan itibaren 10 yıldır.

Kamu kurum ve kuruluşları açısından maddede öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı, o kurum ve kuruluşların yetkili kişi veya organlarının verdiğini; istirdada haklı olduğunu, öğrendiği tarihtir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.09.1987 gün 1987/9-68 E.,1987/618 K.).

Açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınarak; davalı sigortalı ile birlikte pek çok sigortalının sigortalılıklarının kısmen iptaline ilişkin Kurum müfettiş raporunun ve davalı sigortalının yaşlılık aylığının iptalinin gerekeceği tespitinin davacı Kurum yetkili organlarınca öğrenildiği tarih belirlenerek, eldeki davanın açılış tarihine göre zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması;

2- Zamanaşımı hukuki mahiyetçe bir def’idir, yani borcu yerine getirmekten kaçınma yetkisidir. Bu yetki, borcun kendisini ortadan kaldırmaz. Ancak borca bağlı dava hakkını ortadan kaldırır. Nitekim, 818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 62’nci

(6098 sayılı ... Borçlar Kanununun 78) maddesi hükmüyle zamanaşımına uğramış olan borcun ödenmesi halinde geri alma hakkının tanınmamış olması, 818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 138’inci (6098 sayılı ... Borçlar Kanununun 159) maddesi hükmü ile zamanaşımına uğramış borç için rehnin paraya çevrilmesi yetkisinin verilmiş olması, zamanaşımı ile alacağın kendisinin ortadan kalkmamış olmasındandır.

Borçluya bu yetkinin tanınmış olmasının sebebi uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen alacaklının alacağını istememiş bulunmasının alacağın ödenmiş olduğunu kuvvetle muhtemel göstermesi ve çok eski zamanlara ait davaları ispat etmenin zor olacağından, mahkemeleri, çoğu zaman reddedilecek olan eski olaylara ait davalarla boş yere meşgul etmemek düşüncesidir.

Kanun Koyucu, zamanla dava hakkının düşeceğini kabul ederken borçlunun vicdanını hakem kılmayı da uygun görmüş ve bu nedenle özel hukuktaki zamanaşımını, kamu hukukundakinden farklı olarak düzenleyerek; hâkim tarafından re’sen gözönünde tutulamayacağını, ancak borçlunun ödemekten kaçınma yetkisini kullandığını bildirmesi (zamanaşımı def’i ileri sürmesi) halinde ona dayanarak hüküm verileceğini kabul etmiştir. Sonuç olarak; hangi borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerse yalnız o borçlunun zamanaşımından istifade etmesi fakat diğer borçlunun ondan istifade edememesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.1958 gün, T/50-48 sayılı kararı). Bir borçtan müteselsilen sorumlu olanlar yönünden de süresinde zamanaşımı def’inde bulunmayanlar bu haktan faydalanamazlar.

Somut olayda; davalılardan ... süresinde zamanaşımı def’inden bulunmuş ise de; diğer davalı zamanaşımı def’inde bulunmadığından hakkında davanın esasına girilerek tüm deliller toplanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile tüm davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/8303, K. 2013/2953, 22 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8303
Karar No
2013/2953
Tarih
22 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8304 K.2013/1536
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8310 K.2013/2471
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/8312 K.2013/971
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/8314 K.2013/1207
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/8315 K.2013/1864
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/8315 K.2013/4866

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.