KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/9951 E., 2012/26455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2011/1138-2012/91
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine, düzenlenen rapor ile dosyadaki belgeler okundu, işin gereği düşünüldü, aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalı SGK Başkanlığı tarafından, davacı aleyhine 2011/14401, 14408, 14409, 14410 sayılı takip dosyalarında, 2001/6, 8, 9, 10, 11, 12 ve 2002/1 aylarına ait prim alacağı, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, işsizlik sigortası primi ve gecikme zamları alacağı talebiyle ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından (7) günlük yasal süre içinde zamanaşımı sebebiyle ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece, alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın redddine karar verilmiştir.
Yasal değişikliklere göre tarihi süreç içindeki zamanaşımı süreleri şu şekildedir:
506 sayılı Kanun m.80 hükmünün 08.12.1993 gün 3917 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde; prim alacağı ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacağı B.K m.125 uyarınca (10) yıllık zamanaşımı süresine tâbidir. Zamanaşımının başlangıcı ise B.K m.128 uyarınca, alacağın muaccel olduğu tarihtir.
506 sayılı Kanun m.80 hükmünde, 08.12.1993 gün ve 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ise Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6183 sayılı Kanun m.102 ve devamı maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi (5) yıldır. Sürenin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yıl başı olarak belirlenmiştir.
06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılmış, 506 sayılı Kanun m.80/5 fıkrasındaki değişiklikle, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun m.51 ile birlikte m.102.'nin uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki (10) yıllık zamanaşımı dönemine geri dönülmüştür.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun m.93/2. fıkrasının birinci cümlesinde, Kurumun prim ve diğer alacaklarının (10) yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir. Aynı fıkranın ikinci cümlesinde ise özel durumlardan doğan prim ve diğer alacaklar yönünden zamanaşımının başlangıç tarihi ayrıca düzenlenmiştir.
Buna göre Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren,
zamanaşımı süresinin başlatılması gerekecektir.
Yukarıda belirtilen yasal değişiklikler karşısında; 2001/6, 8, 9, 10, 11, 12 ve 2002/1 aylarına ait prim alacağı, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, işsizlik sigortası primi ve gecikme zamları alacakları, 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğundan ve ödeme emrininin 26.10.2011 tarihinde tebliğ edilmesine göre zamanaşımı süresi geçmiş bulunduğundan, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/9951, K. 2012/26455, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama