KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/13177 E., 2013/20887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Kurum vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin 2. fıkrası olup, davalının anılan yasal düzenleme kapsamında sorumlu olduğu belirgin ise de, davalı Güvence Hesabının; Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihinde geçerli olan sorumluluk limiti ile sınırlı olmasına rağmen, davalının sorumlu olduğu tutarın tespitinde kaza tarihinde geçerli olan sorumluluk limiti aşılarak hüküm kurulması;
3-Davalı yönünden faizin başlangıç (Temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98,99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12,13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa, HGK’nun 17.10.2001 gün ve 915 – 739 ayrıca 08.10.2003 gün 576 – 543 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi,
gerekli belgeler eklenerek gerçekleştirilen ödeme isteğini içeren muhtıranın tebliğinden itibaren davalı lehine 8 iş günü ek ödeme süresi bulunduğu gözetilerek, davalının temerrüde düştüğü tarihin belirlenmesi gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş veya hiç müracaat edilmemişse davalının temerrüdünden bahsedilemez.
Bu durumda faiz başlangıcının; davalı aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir. Eldeki davada, yargılama aşamasında, davacı Kurum tarafından davalı
Güvence Hesabına müracaat edildiğine dair bilgi ve belgenin ileri sürülmemiş olması karşısında, davalı yönünden faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olan 08.07.2002 tarihi olduğunun gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/13177, K. 2013/20887, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama