KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/15082 E., 2014/1963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 27.03.2003 – 13.01.2012 tarihleri arasındaki davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının ve hizmet başlangıç tarihinin 27.03.2003 olarak tespitini talep etmiş, mahkemece, Davacının davalıya ait işyerinde, 27/03/2003 tarihinden 22/07/2005 tarihine kadar günün asgari ücreti ile hizmet akdi ile, 506 sayılı kanun kapsamında (5510 sayılı kanunun 4/a maddesi) sürekli olarak çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, 04.01.1988 doğumlu davacının, 27.03.2003 tarihinde henüz 18 yaşını doldurmamış olduğu, buna göre de.
506 sayılı Yasanın 60/G maddesinde yer alan, “18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir.
Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil edilir.” düzenlemesi karşısında; aynı Yasanın Geçici 54. maddesi uyarınca 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan davacı sigortalının. 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceye ilişkin tespite konu sigortalılığının bu çevrede değerlendirilmesi yerinde değildir.
3-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi gözetilmeksizin, davalı ...' nın harçtan sorumlu tutulması isabetsizdir
4- Davacının 22.7.2005 tarihinden sonra kesintili bildirimleri bulunduğundan, talebe göre , hüküm altına alınmayan süre yönünden, avukatla temsil edilen davalılar lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi ve kabul ret oranına göre yargılama giderine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/15082, K. 2014/1963, 31 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama