KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/16084 E., 2013/24054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2008/230-2012/65
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Dava, hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli aylıklar ile ödenen cenaze giderinin 1479 Sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı kurum avukatı ile davalı sürücü ... avukatı ve davalı tescil maliki ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 22.03.2003 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelir ile cenaze giderinin %100’ünün 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi hükmüne göre sürücü ve araç maliki ile sigorta şirketinden rücuan tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğuna dair Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak yazılı biçimde davalıların sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Bu yönde; 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları; öncelikle üçüncü kişinin suç sayılan hareketi ile yasada belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır. Diğer taraftan, davalı araç maliki Ayşe’nin sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 sayılı Kanunun 63. maddesinin 3396 sayılı Kanunla değiştirilen 2. fıkrasında yer alan "...araç maliklerine..." ibaresi; Anayasa Mahkemesinin 27.3.2000 tarih ve 2001/343 E. 2002/41 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararı 13.11.2002 gün ve 24935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu durumda; araç malikinin 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan yasanın öngördüğü "diğer sorumlular" kavramı kapsamında 2918 sayılı Kanunun 3. maddesi hükmünde öngörülen tanım çerçevesinde işleten sıfatına haiz bulunması; bir başka anlatımla trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyeti ile aracın tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür.
Davalı ...’nin, davalı sürücü Ali’nin kullandığı otomobilin işleteni olup olmadığı araştırılmamıştır. Kaldı ki, anılan davalı tarafından dosyaya sunulan 04.01.2003 tarihli adi yazılı araç satış sözleşmesinde, söz konusu aracın davalı ...’ye satılıp teslim edildiği belirtilmekte olup, bu yönde her hangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar çerçevesinde, davalı araç maliki Ayşe’nin işleten sıfatı araştırılıp belirlenmeli, bu yönde 04.01.2003 tarihli satış sözleşmesinde adı geçen tanıklar da dinlenmek suretiyle kazaya konu aracın, fiili hâkimiyetle tehlike ve yararı kendisine ait olmak üzere ve kendi nam ve hesabına kim tarafından işletildiği araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de davaya konu ilk peşin değerli aylık tutarının 31.469,10 TL olmasına rağmen, karar yerinde, anılan tutarın 33.469,10 TL olarak gösterilip tahsiline hükmedilerek maddi hataya sebebiyet verilmesi yerinde görülmemiştir.
O hâlde; davacı kurum avukatı ile davalı sürücü ... avukatı ve davalı tescil maliki ... avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/16084, K. 2013/24054, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama