İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/20392 K.2014/7387

Davacı, Alman R. sigortasında giriş tarihi 01.04.1987 tarihinin Türkiye’de ilk sigortaya giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili…

Esas2013/20392Karar2014/7387Tarih1 Nisan 2014Okuma6 dk · 1.175 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2013/20392 E., 2014/7387 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Nisan 2014
Mahkemesi
Ankara 5. İş Mahkemesi
Tarihi
04.07.2013
No
2013/318-2013/892
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.175 kelime·6 dk okuma

Davacı, Alman R. sigortasında giriş tarihi 01.04.1987 tarihinin Türkiye’de ilk sigortaya giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Özcan Yavaş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini;

kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dâhil edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerini saklı tutmuştur.

Kaldı ki, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği bulunmaktadır.

Konuya ilişkin 10.04.1965 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölüme 02.11.1984 tarihinde imzalanıp 05.12.1985 tarihli 3241 sayılı Yasayla onaylanıp yürürlüğe giren Ek Sözleşme ile getirilen sözleşmenin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmüne göre, bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce, bir Alman R.

Sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman R.

Sigortasına giriş tarihi, Türk Sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceği açıkça ifade edilirken; aynı bölümde düzenlenmiş 27’inci madde hükmü ise, her iki akit taraf mevzuatına göre nazara alınabilecek sigortalılık sürelerinin varlığı halinde, uygulanacak mevzuata göre yardım hakkının doğmasında, diğer akit taraf mevzuatına göre geçen ve aynı zamana rastlamayan, hesaba dahil edilebilir nitelikteki sigortalılık sürelerinin de nazara alınacağını; sigortalılık sürelerinin hangi ölçüde hesaba dahil edilebileceğini ise, hesaba dahil edilebilirliğini tayin eden mevzuata göre tespit edileceği ifade edilmiştir

Nitekim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışında geçirdikleri çalışma sürelerinin sosyal güvenlikleri açısından değerlendirilebilmesi amacıyla 22.05.1985 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunla, Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra,

Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini öngörmüştür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 13.2.2002 tarih 2002/10-21 E., 2002/70 K. sayılı anılan kararında belirtildiği üzere. Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29’uncu maddesinin 4’üncü bendinde, “Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman R. Sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman R.

Sigortasına girişi, Türk sigortasına giriş olarak kabul edilir.” Hükmüne yer verilmiş ise de bu hüküm, sözleşmenin 27’inci ve 29’uncu maddeyle bir bütün olarak yorumlanmadıkça tek başına uygulanamaz. Nitekim 29’uncu maddenin 3’üncü bendinde, 27’inci maddeye yollamada bulunularak, “...ancak, sözleşmenin 27’inci maddesine göre bir aylık veya gelir talep etme hakkının mevcut olması halinde, aşağıdaki hükümler uygulanır.” denilmektedir.

Kaldı ki, sözleşme hukukunda, sözleşme bir bütün olarak yorumlanıp aleyhe ve lehe olan hükümler birlikte uygulanır. Bu ilke, özel hukuk sözleşmelerinde olduğu gibi sosyal güvenlik sözleşmeleri bakımından da geçerlidir.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, anılan sözleşme hükmünün uygulanabilmesi, Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamında, Türkiye’de sigorta başlangıcına esas olan Alman R. Sigortasına giriş tarihinin, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması ile mümkündür.

Unutulmamalıdır ki, Alman R. Sigortasına giriş tarihinin Türk sigorta başlangıcı olarak kabulü özünde söz konusu tarih itibariyle bir gün çalışıldığının kabulü anlamını da taşımaktadır. Bu nedenle, Türk sigorta başlangıcı olarak kabul edilen tarihe ilişkin sürenin fiilen borçlanılmış ve Türk sosyal güvenliği bakımından değerlendirilebilir hale getirilmiş olmasını aramak, yerinde olacaktır.

Eldeki davada. 15.06.1963 doğumlu davacının Alman R. sigortasına giriş tarihi olan 01.04.1987 tarihinin Türkiye’de ilk sigortaya giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.

Mahkemece, davacının 01.12.2008 tarihine kadar zorunlu prim ödemesini ve fiili çalışmasının bulunmadığı, talep tarihi itibariyle sigorta kayıtlarına giren herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı bu haliyle prim ödemesi yapılmayan dönem için uzun vadele isgorta kolları kapsamında çalışma yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının 23.07.2012 tarihli Almanya Ülkesine ait Hizmet Cetvelinde, 28.02.1987 – 31.05.1987 tarihleri arasında “Schwangerschaft / Mutterschutz”, 01.07.1987 – 30.09.1999 tarihleri arasında “Pflichtbeitragszeit für Kindererziehung”, 01.04.1999 – 31.12.2002 tarihleri arasında “geringfügige verscihe – rungsfreie Becshaftigung”, 19.09.2002 – 09.12.2002 tarih arasında “schulausbildung”, 01.01.2003 – 09.06.2003 tarihleri arasında “geringfügige verscihe – rungsfreie Becshaftigung”, 012.06.2004 - 23.09.2004 tarihleri arasında “Arbeitslosigkeit ohne Leistungsbezug” 05.09.2005 – 28.10.2005 tarihleri arasında “Scuhausbildung”,

07.11.2005 – 06.03.2006 tarihleri arasında “geringfügige verscihe – rungsfreie Becshaftigung”, 01.01.2006 – 30.04.2006 tarihleri arasında “Arbeitslosigkeit ohne Leistungsbezug”, 07.03.2006 – 30.06.2006 tarihleri arasında “geringfügige verscihe – rungsfreie Becshaftigung”, 01.05.2006 – 09.05.2006 tarihleri arasında “Arbeitslosigkeit ohne Leistungsbezug”,01.07.2006 – 20.09.2008 tarihleri arasıda “geringfügige verscihe – rungsfreie Becshaftigung”, 06.10.2008 – 30.11.2008 tarihleri arasında “Pflichtbeitragszeit”, 01.12.2008 – 31.12.2008 tarileri arasında “geringfügige verscihe – rungsfreie Becshaftigung”,

01.12.2008 – 31.12.2011 tarihleri arasında “ pflichbeitragszeit” açıklamaları olan bildirimler bulunduğu, davacı vekilinin 14.12.2012 varide tarihli dilekçesinde sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1987 olarak Türkiye'de sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi isteminin Kurum tarafından 08.01.2013 tarihli yazı ile 3201 sayılı Yasanın 5. maddesine istinaden borcun tamamının ödendiği tarihten ödediği gün sayısı kadar geriye gidilmek suretiyle Türkiye'de sigortalılık başlangıcı kabul edilebileceğinden ve Türkiye'de sigortalılıkları bulunmayanların 5510 sayılı 4/1-b maddesi kapsamında borçlanma işleminin gerçekleştirileceğinden bahisle

davacı vekilininin isteminin reddedildiği, dosya kapsamında, davacı tarafından kuruma yapılan yurt dışı borçlanma talebi, kurum tarafından yapılan borç tahakkuku ve borçlanma tutarının ödenmesine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacının Alman Hizmet Döküm cetvelinini yeminli Türkçe çevirisi olmadığı ve anılan hizmet döküm cetvelindeki çalışmaların yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman R. sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunun yöntemince araştırılmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, davacının yurtdışı borçlanma talebinin bulunup bulunmadığı, kurum tarafından tahakkuk ettirilen yurtdışı borçlanma işlemi bulunup bulunmadığı, yurtdışı borçlanma tutarının ödenip ödemediği, borçlanma tutarının ödenmemesi halinde yurtdışı borçlanma tutarının davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille yurtdışı borçlanma tutarının ödenmesi sağlanmalı, davacının Alman R. sigortasındaki bildirimlerinin yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük,

yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman R. sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, yurtdışı borçlanma talep tarihinden önceki en son Türkiye'deki sigortalılık kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde, aksi taktirde 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılık kapsamında olacağı gözetilmeli ve varılacak sonuca göre sigortalılık başlangıç tarihi değerlendirilmelidir.

Şüphesiz 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılmamış olsa bile, sözleşmede bahsedilen sigorta başlangıcı hükmü kısmi sözleşme aylığında nazara alınabilecektir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 01.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/20392, K. 2014/7387, 1 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/20392
Karar No
2014/7387
Tarih
1 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/20392 K.2014/4608
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/20392 K.2014/9107
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/20392 K.2014/8259
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/20393 K.2014/5371
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/20393 K.2014/5111
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/20393 K.2014/4507

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.