KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/21276 E., 2014/2020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. 03.09.2013 tarihinde hüküm tefhim edilen davalı Kurum avukatı tarafından 12.09.2013 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçe ile kararın temyiz incelemesinin istenildiği, bunun üzerine mahkemece 12.09.2013 tarihli ek karar ile süreaşımı nedeniyle istemin reddedildiği, anılan ek karar tebliğ edilmeyen davalı avukatı tarafından bu kez işbu ek karara karşı 08.10.2013 tarihinde; davacı avukatınında asıl karara karşı yasal süre içerisinde temyiz yoluna başvurdukları anlaşılıp Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü.
1-) Hüküm, İş Mahkemesi tarafından verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesine göre iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyizinin yapılması gerekir.
Eldeki davada, her ne kadar karar 03.09.2013 tarihinde temyiz eden davalı avukatının yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyizin ise 12.09.2013 tarihinde yapılmış olması karşısında, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetildiğinde 8 günlük temyiz süresinin geçtiği görülmekte ise de. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 321. maddesindeki, "...
Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir.
Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir." düzenlemesi gözetildiğinde, Karar tefhiminin, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması suretiyle yapılmadığı gibi, hüküm özeti yazdırılarak yapılan karar tefhiminde tutanağa geçirilen herhangi bir zorunlu hâl durumu olmadığı anlaşılmakla, anılan maddede gösterilen şekle açıkça aykırılığın olduğu ve böylece yöntemine uygun bir karar tefhiminden sözetmenin mümkün bulunmadığı belirgin olup;
gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarih olan 01.10.2013 gününe göre davalı avukatının temyiz isteminin yasal süre içerisinde olduğu anlaşıldığından 12.09.2013 tarihli ek kararın BOZULMASINA;
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/21276, K. 2014/2020, 10 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama