KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/21684 E., 2014/16474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, kendisine gönderilen ödeme emirlerinden dolayı dava dışı ... Gıda Ürünleri Ltd Şti nin sorumlu tutulması gerekirken, kendisinin sorumlu tutularak gönderilen ödeme emirlerinin iptalini, bunun kabul görmemesi halinde, %20 hissedar olması nedeni ile ödeme emrine konu borçların %20 sini aşan bedellerin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının söz konusu şirketin borçlarından hissesi oranında sorumlu olması nedeniyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; mahkemenin kabulü yerinde ise de; davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki kamu alacağının %10 zamla tahsil edileceği öngörüldüğünden, davacının“ödeme emrine yönelik itirazında kısmen haksız çıktığı” belirgin bulunmakla, alacaklı davalı Kurum yararına haksız çıkma tazminatına karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması yerinde görülmemiştir.
3- Davalı SGK nın harçtan muaf olduğu gözetildiğinde; dava açılırken davacı tarafından yatırılan maktu harç, her halükarda, dava sonunda alınması gereken karar ve ilam harcının tamamını karşıladığı, bu nedenle ikmali gereken harcın bulunmadığı ve (HGK 2010/50-550 sayılı kararı) dava konusu ödeme emirlerinin mahkemece iptal edilen %80 lik kısmı üzerinden, davalı SGK nın yargılama giderlerinden sorumlu
tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/21684, K. 2014/16474, 2 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama