KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/21920 E., 2013/23737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2012/772-2013/379
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde duvarcı ustası olarak geçtiğini iddia ettiği 10.01.1990-31.12.1994 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini istemiş, Mahkemece çalışmanın hizmet akdine tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin, Mahkemece uyulan 07.06.2012 tarih ve 2011/7613 Esas, 2012/10956 Karar sayılı ilamında, "Davacının, daha önce zorunlu SSK sigortalısı olarak çeşitli inşaat şirketlerinde çalıştığı, davalıya ait işyerinde de 1983-1984 tarihlerinde bildirilen hizmeti bulunduğu, 10.01.1990 ve 10.09.1990 tarihli işe giriş bildirgeleri bulunduğu anlaşılmakta olup, sözü edilen bilgi ve belgelerin hizmet akdinin varlığına karine teşkil ettiği belirtilerek, davacının belirtilen dönemde vergi ve oda kaydı bulunup bulunmadığı, tanıkların davacı emrinde çalıştıklarını belirttiği işçilerin hangi işyerinden hizmetinin bildirildiği hususları da irdelenmek suretiyle, hizmet akdinin varlığı ve süresi belirlenmesi gerektiği" ifade edilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde, davacının oda ve vergi kaydının bulunmadığı, tanıklara ait hizmet cetvellerinin celbedildiği ancak işyeri kodlarının hangi işverene ait olduğunun araştırılmadığı, yeniden dinlenen tanık beyanlarına istinaden davacının götürü olarak iş aldığı gerekçesiyle hizmet akdinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulmakla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar ve mahkemece de bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekir. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İBK) O halde Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma kapsamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerekir.
Bozma ilamında da belirtildiği üzere; tarafların belli bir fiyat üzerinden anlaşmaları istisna akdinin varlığını göstermediği gibi, davalı işyerinden verilen 10.01.1990 ve 10.09.1990 tarihli işe giriş bildirgeleri ve davacının vergi kaydının da bulunmadığı hususları ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, davacının hizmet akdiyle çalıştığı belirgindir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece hizmet süresinin belirlenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/21920, K. 2013/23737, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama