KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/22395 E., 2013/25022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/171-2012/237
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği üzere davanın kabülüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kurum, Teselsüle dayanan davalarda, zararının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri Kuruma karşı zararın tamamından, fakat, birbirlerine karşı ise kendi kusurları oranında sorumludurlar. 506 sayılı Kanun’da teselsüle ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51’inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62) maddelerinin uygulanmasında yasal bir engel bulunmamaktadır.
Somut olayda; davacı Kurum vekilinin teselsül istemi bulunmadığından, davalının sorumluluğu hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin değeri 53.853,39-TL'nin, davalının % 35 kusur karşılığı 18.848,68-TL olması gerekirken, üçüncü kişi teselsülü kabul edilip, miktar olarak davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak, 21.541,36-TL'ye hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/22395, K. 2013/25022, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama