KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/22431 E., 2013/23534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2012/296-2013/471
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Dava, 2009 yılının Haziran ayında davalı ... Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen işlemle 01.10.2008 tarihi itibarıyla kesilen ölüm aylığının, kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında dava kısmen kabul edilerek, aylığın 01.04.2010 günü itibarıyla bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece verilen ilk hüküm, Dairemizce yapılan temyiz denetimi üzerine bozulmuş olup, 19.01.2012 gün ve 4255/575 sayılı anılan ilama uyulmasına karşın bozma gereklerinin tam anlamıyla yerine getirilmediği belirgindir.
Bu bakımdan; davacı ile boşandığı eşinin fiili beraberliğinin ortaya konulmasına ilişkin olarak yargılamada ortaya çıkan belirsizliğin giderilmesi için, ilgili Nüfus Müdürlüğü’nden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte getirtilmeli, saptanan kayıtlı yerleşim yerleri yönünden dava konusu döneme ilişkin olarak yeniden ve geniş kapsamlı Emniyet Müdürlüğü araştırması yapılmalı, anılan mahallelerde görev yapmış/yapmakta olan muhtar ve azalardan istem hakkında düşünce edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği,
toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, özellikle fiili birlikteliğin 01.04.2010 tarihinde sona erdiği benimsenmesine karşın, anılan olgunun varlığına ilişkin veri, bulgu ve saptamalar karar yerinde gösterilmeksizin söz konusu tarih esas alınarak istemin kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/22431, K. 2013/23534, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama